Perşembe, Eylül 17, 2026
Google search engine
Ana Sayfa Blog Sayfa 22

“Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması”nda Finalistler Belli Oldu!

0

4 Ekim – 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek festivalde; sinema eğitimi alan öğrencileri desteklemek, onları profesyonel çevrelerle bir araya getirmek ve yaratıcı potansiyellerini güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilecek Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’na finale kalan 10 proje açıklandı.  

Türkiye genelindeki 75 farklı sinema okulundan 34 projenin başvurduğu Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nın Ön Seçici Kurulu’nu yönetmen, senarist Aydın Sayman ve yönetmen Onur Güler oluşturdu. 

Festivalde finale kalan okullar ve öğrenciler, festival programındaki yerli ve yabancı son dönem filmlere akredite olacak; festival süresince sinema profesyonelleriyle bir araya gelecekler. Yarışmada “En İyi Film” seçilen öğrenci filmi, Altın Portakal heykelciğiyle ödüllendirilecek.

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışacak öğrenci filmleri şunlar:

Akdeniz Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü
Seni Görebilecek Miyim Anne? – Hasan Hüseyin Korkmaz

Çukurova Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü
Köye Dönerken – Musa Uysun

Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Film Tasarımı ve Yönetmenliği Bölümü
Sahnenin Kadınları – Mustafa Uçar

Galatasaray Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Sinema Televizyon Bölümü
Buharlaşır Tüm Katı Olanlar – Baturay Tunçat

İstanbul Medipol Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü
Kusursuz Ölçü Nedir? – Eylül Babur

İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü
Tümseğin Uğultusu – Abdurrahim Karabulut

İzmir Ekonomi Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Sinema ve Dijital Medya Bölümü
Sevim – Yağmur Canpolat

Kırıkkale Üniversitesi, Kırıkkale Meslek Yüksekokulu, Görsel İşitsel Teknikler ve Medya Yapımcılığı Bölümü, Radyo Televizyon Programcılığı
Sazdan Örülen Hayat – Zeynep Aslı Yoncu & Zübeyde Melek Algül

Mardin Artuklu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü
Çukurova’nın Kara Ekmeği – Onur Sürek

Selçuk Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü
RAH – Beyza Nimet Emişen

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hedef yüksek yaşam kalitesi ve refah

0

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından “Sürdürülebilir Bir İzmir” vizyonu doğrultusunda hazırlanan Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda kamuoyuna tanıtıldı. Başkan Tugay, Türkiye’de ilk kez büyükşehir düzeyinde uluslararası standartlarda hazırlanan raporun yenilikçi uygulamalara liderlik etmek, yüksek yaşam kalitesi ve refah sağlamak, iklim krizine dirençli kent yaratmak için önemli bir belge niteliği taşıdığını belirtti ve daha güzel bir gelecek için bu yola çıktıklarını söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de ilk kez büyükşehir düzeyinde uluslararası GRI (Global Reporting Initiative) standartlarında Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporu hazırladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını ve 2025 yılı hedeflerini ortaya koyan raporun tanıtımı Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıyla yapıldı. Tanıtım toplantısına Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Hakan Uzun, belediye iştiraklerinin yönetim kurulu başkanları ile genel müdürleri, bürokratlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporu İzmir’in tüm kamusal hizmet alanlarında yenilikçi uygulamalara liderlik etmek, yüksek yaşam kalitesi ve kapsayıcı toplumsal refah sağlamak, iklim krizine dirençli ve kaynaklarını etkin kullanan bir kent yaratmak için önemli bir belge niteliği taşıyor.  

Tugay: Çalışmalar 2024 yılında başladı

Tanıtım toplantısının açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tüm kurumsal yapılarını içeren bu raporun çalışmalarının 2024 yılında başladığını kaydetti. Sürdürebilirlik konusunda çok ciddi çalışmalar yaptıklarının altını çizen Başkan Tugay, “İzmir’in ve dünyanın geleceğini düşünerek önemli adımlar atıyoruz. Doğal kaynaklarımız hızla tükeniyor, ekosistem bozuluyor, iklim krizi derinleşiyor. Susuzluktan ağaçlar kuruyor, denizlerimizde ne eskisi gibi balık var ne de eskisi kadar gıda, su bulabiliyoruz. Daha güzel bir gelecek için bu yolu yürüyoruz” dedi.

İklim dostlu beslenmeliyiz”

Besin israfının dahi karbon emisyonuna etki ettiğini kaydeden Başkan Tugay, “Mümkün olduğunca yerel ürünleri tüketmemiz gerekiyor. Çünkü ürünler bize ulaşana kadar enerji ve yakıt harcamasına neden oluyor. Çok ağır karbon emisyonu yükleriyle geliyor. İklim dostu, yaşam dostu beslenmeyi tercih etmeliyiz” diye konuştu.  

Tüketime dikkat etmeliyiz”

Kendi evinde, bulunduğu ortamlarda enerji tüketimine dikkat ettiğinin altını çizen Tugay, “Bazı kararlar almak zorundayız. Yeni bir yaşam belirlemek, tarif etmek zorundayız. Şu an olduğumuz nokta geri dönüşümü olmayacak noktaya yakın bir nokta. Bir süre sonra karbon üretmeyi kessek de çevremizi koruyamayacağız. Olağanüstü cennet olan dünyanın bütün güzelliklerini kişisel keyiflerimiz için kendi ellerimizle kaybetmiş olacağız” dedi.

Halkın desteğini istiyoruz”

Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporu’nu Türkiye’de yapan ilk belediye olduklarının altını çizen Başkan Tugay, göz boyamak için çalışma yapan çok sayıda şirket olduğuna da dikkat çekti. Sağlıklı bir çevre için şehir merkezini yayalaştırmak istediklerini belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, “Önümüzdeki yıllar şehir merkezini başka bazı ülkelerde olduğu gibi trafikten arındırmak istiyoruz. Henüz kesin kararlar vermemiş olmakla beraber dünyadaki örnekler bizi aynı şeyleri yapmaya itiyor. Hafta sonları daha az araç kullanılır, bisiklet kullanımı artar, bazı noktalarda trafiği trafiği kısıtlamayı düşünüyoruz. Dünyanın bazı ülkelerinde şehir merkezine arabayla girme özgürlüğü yok. Bu konuda halkımızın desteğine ihtiyacımız var” dedi.

Güdücü: Sürdürülebilirlik bir yaşam tarzı olmalı

İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı Kurumsal Sürdürebilirlik Raporuna’na ilişkin, “Bu raporu kentimizin tüm paydaşları için yol gösterici bir rapor olarak görüyorum. Meslek örgütleri açısından da destek vereceğimizi büyük bir mutlulukla ifade ediyorum. Herkesin taşın altına elini koyması gerekiyor. İhtiyaç değil zorunluluk olan bu hareketin bir paydaşı olarak bundan da mutluluk duyuyoruz. Ortak bir vizyonda hareket etmemiz gerekiyor. Aynı masada olduğumuz gibi aynı coğrafyadayız. Beraber hareket edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Sürdürülebilirlik bir yaşam tarzı. Bireylerin, şirketlerin, kamunun uygulayacağı yaşam tarzına dönüşmeli” şeklinde konuştu.

Uysal: Geleceğin İzmir’ine duyduğumuz bir sorumluluktur

İzmir Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Müdürü Emre Uysal, “Raporu hazırlarken geniş bir paydaş grubun katılımını aldık. Sürdürülebilirlik, hepimizin ortak çabası ile katma değere dönüşebilir. Sürdürülebilirlik, bugünün değil geleceğin İzmir’ine duyduğumuz bir sorumluluktur” şeklinde konuştu.

Süreç hakkında bilgi veren ve sürdürülebilirlik raporlarından bahseden CRI Genel Müdürü Cristina Gil White video mesajla tanıtıma katıldı, White, İzmir’in hazırladığı raporu kabul ettiklerini aktardı.

Ortak gelecek için birlikte hareket etmeye davet ediyor

Tanıtım etkinliği, sürdürülebilirlik ilkesine uygun olarak sıfır atık bir organizasyon olarak tasarlandı. Davetlilere geri dönüşüme uygun malzemelerin sunulduğu etkinlik; belediyeler, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası temsilcileri, uzmanlar, kamu kurumları ve sürece destek olan tüm paydaşları bir araya getirdi. İzmir’in sürdürülebilirlik yolculuğu, yalnızca İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin değil, tüm kurum ve kuruluşların ortak katkısıyla vurgulandı ve geleceğe yönelik hedefler kamuoyu ile paylaşıldı. Hazırlanan rapor, sadece İzmir için değil, Türkiye’deki tüm yerel yönetimler için örnek bir referans olma özelliği taşıyor ve tüm paydaşları, ortak gelecek için birlikte hareket etmeye davet ediyor.

Şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışını gözler önüne seriyor

GRI sistemine eklenerek onayı alınmış rapor, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışını gözler önüne seriyor. Rapor, belediyenin sadece kurumsal performansını belgelemekle kalmıyor, aynı zamanda Avrupa Birliği’nin İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonuna dahil olan ve AB üyesi şehirler dışında “misyon etiketi” almaya hak kazanan ilk şehir olan İzmir’in misyon kent hedefine önemli katkı sağlıyor. Raporun makro hedefi ise, sürdürülebilirlik anlayışının İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal yapısından başlayarak günlük hayatta davranış değişikliğine ve kaynakların daha verimli kullanılmasına dönüşmesini sağlamak.

Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürlüğü tarafından yeşil yakalı yürütücü personel ağının ve sürdürülebilirlik akademisinin kurulması ile başlayan, İzmir Sürdürülebilirlik Ağı (İZSA) ve İzmir genelinde sürdürülebilirlik haritalaması gibi yoğun çalışmaların ürünü olarak ortaya konan bu rapor, bu anlamıyla sistematik bir yaklaşıma ve kent genelinde sürdürülebilirlik çalışmalarına verilen öneme işaret ediyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

HONOR ve Qualcomm Akıllı Telefonlarda “Çift Motorlu” Yeni Dönemi Başlatıyor

0

2025 Snapdragon Summit kapsamında sahne alan global yapay zekâ ekosistem markası HONOR, Qualcomm Technologies, Inc. iş birliğiyle geliştirilen yenilikçi cihaz içi yapay zekâ çözümlerini tanıttı. Bu çözümler arasında Cihaz İçi Yapay Zekâ Modelleri için Düşük Bit Kuantizasyon Teknolojisi ve Yeni Nesil Hibrit Arama Teknolojisi öne çıkıyor. Yenilikler, Snapdragon® 8 Elite Gen 5 Mobil Platformu tarafından desteklenen HONOR Magic8 Serisi ve HONOR MagicPad3 Pro ile kullanıcılarla buluşacak. HONOR’un ajan tabanlı yapay zekâ yeteneklerini Qualcomm’un sektör lideri mobil platformlarıyla bir araya getiren bu iş birliği, verimlilik ve işlem gücünü aynı anda sunarak akıllı telefon deneyiminde yeni bir çağ başlatıyor.

HONOR Device Co., Ltd. Ürünlerden Sorumlu Başkanı Fang Fei, açıklamasında;
 “HONOR olarak odağımız tamamen yapay zekâ. Attığımız her adım, küresel yapay zekâ cihaz ekosisteminde liderliğe giden yol haritamız olan HONOR ALPHA PLAN tarafından şekillendiriliyor. Qualcomm Technologies gibi sektörün öncü partnerleriyle iş birliği yaparak cihaz içi yapay zekâda mümkün olanı yeniden tanımlamaya devam ediyoruz. Böylece herkesin yapay zekâdan fayda sağlayabileceği açık, ortak yaratımın esas alındığı ve değerlerin paylaşıldığı bir dünya hedefine adım adım yaklaşıyoruz.” dedi.

Qualcomm Technologies, Inc. Mobil Cihazlardan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Chris Patrick ise: “HONOR ile olan iş birliğimizin gücü yalnızca yıllarla değil, kapsamıyla da ölçülüyor. Bugüne kadar sayısız yeniliğe birlikte imza attık. Bunların en güncel örneği ise bugün Çin’de düzenlenen 2025 Snapdragon Summit’te tanıtıldı ve HONOR cihazlarında kullanıcılarla buluşacak. Bu gelişmeler, hem cihaz içi ajan tabanlı yapay zekâ inovasyonlarımızı hem de heterojen bilgi işlem mimarimizin gücünü gözler önüne seriyor.” yorumunda bulundu.

Verimlilik Yeniden Tanımlanıyor: Cihaz İçi Yapay Zekâda Çığır Açan Teknolojiler

Çin’de düzenlenen 2025 Snapdragon Summit’te HONOR ve Qualcomm Technologies, yapay zekâ ajanı ve performans alanında “Çift Motorlu Çağ”ı başlatacak yeni iş birliği aşamasını duyurdu.

Cihaz içi yapay zekânın üç temel zorluğu olan işlem gücü, bellek ve enerji tüketimine çözüm getiren HONOR, Android ekosisteminde cihaz içi modeller için ilk Düşük Bit Kuantizasyon Teknolojisini tanıttı. Yeni Qualcomm® Hexagon™ NPU sayesinde bu yenilik, önceki nesil HONOR cihazına kıyasla modelleme işlem gücünde %15 artış, model enerji tüketiminde %20 azalma ve depolama alanında %30 tasarruf sağlıyor. Bu atılım, akıllı ajanların cihaz içinde verimli şekilde kullanılmasına yönelik yeni bir standart belirliyor.

Düşük Bit Kuantizasyon Teknolojisi’ni tamamlayan HONOR, aynı zamanda cihazların bilgiyi işleme ve sunma biçimini kökten değiştirmek üzere tasarlanan Yeni Nesil Hibrit Arama Teknolojisini de tanıttı. Anahtar kelime indeksleme ile vektör indekslemeyi birleştiren sistem, metin, görsel ve video içeriklerinde milisaniyeler düzeyinde birleşik eşleştirme yaparak genel arama performansında %50’ye varan iyileşme sağlıyor. Bu gelişme yalnızca anlamsal aramayı hızlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda akıllı ajanlar için güçlü bir temel oluşturarak çok çeşitli gerçek hayat senaryolarında daha hızlı ve daha doğru yanıtlar sunmayı mümkün kılıyor.

Yaratıcılığın Sınırlarını Kaldırın: Sektörde Bir İlk Olan Ajan Güçlü Magic Color

HONOR, sektörde bir ilk olan ajan destekli Magic Color özelliğini de tanıttı. Bu yenilik, kullanıcıların görselleri ve videoları benzersiz bir kolaylıkla dönüştürüp yeniden biçimlendirmesine imkân tanıyor. Görsel bulma, ana renk tonlarını çıkarma ve bu tonları yeni bir hedefe uygulama gibi görevler yalnızca tek cümlelik komutlarla gerçekleştirilebiliyor. Magic Color, cihaz içi verimli yapay zekâ modellerini gelişmiş anlamsal anlama ile birleştirerek hem günlük kullanıcıların hem de içerik üreticilerinin profesyonel sonuçlara zahmetsizce ulaşmasını sağlıyor. HONOR ayrıca, ajan tabanlı yapay zekâ yeteneklerini 200’den fazla dikey senaryo ve 3.000 genel senaryoya genişletmeyi planlıyor.

Performans Yeniden Tanımlanıyor: Oyunlarda GPU-NPU Heterojen Yapay Zekâ Süper Örnekleme

Performans, bu yeni çağın ikinci motorunu temsil ediyor. HONOR, Qualcomm iş birliğiyle sektörün öncü teknolojisi olan Hyper-Fusion Core Mimarisini tanıttı. Bu mimari, HONOR Turbo X’in çok çekirdekli performans motorlarını Qualcomm® Oryon™ CPU mimarisiyle derinlemesine entegre ediyor. Çekirdekler arasında kaynakları dinamik şekilde planlayan sistem, enerji verimliliği ve performansı en üst düzeye çıkararak daha akıcı ve daha duyarlı bir kullanıcı deneyimi sağlıyor

HONOR ayrıca, Snapdragon platformları üzerine inşa edilen sektörde bir ilk olan GPU-NPU Heterojen Yapay Zekâ Süper Örnekleme Teknolojisini de duyurdu. Bu teknoloji, düşük çözünürlüklü ve düşük kare hızlı oyun deneyimlerini yüksek çözünürlüklü ve yüksek kare hızlı bir deneyime dönüştürüyor. PC’deki DLSS teknolojisine benzer şekilde yapay zekâdan yararlanarak detayları, hareketleri ve ışık efektlerini gerçek zamanlı olarak yeniden oluşturuyor. Böylece yüksek gereksinimli açık dünya oyunları 60fps’den 1080p çözünürlükte 120fps’ye çıkabiliyor. Geleneksel GPU tabanlı yöntemlere göre ise gecikme ve titremeyi azaltarak daha pürüzsüz ve sürükleyici bir oyun deneyimi sunuyor.

Bu gelişmeler, yapay zekâ ve performans optimizasyonlarının birleşerek kullanıcı deneyimini yeniden tanımladığı “Çift Motorlu Çağ” vizyonunu ortaya koyuyor. Snapdragon 8 Elite Gen 5 Mobil Platformu tarafından desteklenen HONOR Magic8 Serisi ve HONOR MagicPad3 Pro Serisi, önümüzdeki ay Çin’de satışa sunulacak.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gençlik Senfoni Orkestrası’nda Sen de Yerini Al

0

Manisa Büyükşehir Belediyesi, sanatın genç temsilcilerini bir araya getiren Manisa Büyükşehir Belediyesi Gençlik Senfoni Orkestrası (MAGSO) için başvuru süreci devam ediyor. Son başvuru tarihi 4 Ekim Cumartesi, seçmeler ise 5 Ekim Pazar günü yapılacak.

Sanatseverleri bir araya getiren Manisa Büyükşehir Belediyesi sahne ışıklarıyla yetenekli gençleri buluşturmaya devam ediyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi Gençlik Senfoni Orkestrası (MAGSO) için kayıtlar devam ediyor. Sahnede yerini almak isteyen genç yetenekleri arayan Büyükşehir Belediyesi, yaylı, nefesli ve vurmalı çalgılarla müziğe gönül veren 15-24 yaş arasındaki gençleri, MAGSO’nun bir parçası olmaya davet ediyor. Orkestrada yer almak isteyen 15-24 yaş arasındaki genç müzisyenler; keman, viyola, viyolonsel, kontrbas, flüt, klarnet, obua, fagot, trompet, korno, trombon, tuba ve vurmalı çalgılar branşlarında başvuru yapabilecek. Başvuruda bulunacak adayların, belirtilen enstrümanlarla kendi seçtikleri bir eseri hazırlayarak çalmaları, söylemelerinin yanında sınav jürisinin seçeceği parçaları da istenilen düzeyde deşifre edebilmeleri gerekiyor.

Orkestra için son başvuru tarihi 4 Ekim 2025Cumartesi, seçmelerin tarihi ise 5 Ekim 2025 Pazar günü Atatürk Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Başvuru yapmak isteyen genç yetenekler, https://yonetisim.manisa.bel.tr/WebBasvuru/magso-basvuru-formu#/ adresinden işlemlerini tamamlayabilecek.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmit Körfezi, Maldivler’e benzemeye başlamış

0

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği çalışmalarını inceleyen Sevilay Tuncer, gelinen noktadan övgüyle bahsetti: “İzmit Körfezi, çamurdan temizlendikçe Maldivler’e benzemeye başlamış.”

BAŞKAN BÜYÜKAKIN BİLGİ VERDİ

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, 111. Genişletilmiş İl Danışma Meclisi’ne katılmak üzere Kocaeli’ye geldi. Genel Başkan Yardımcısı Tuncer, İl Başkanı Dr. Şahin Talus ile birlikte Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kent genelinde yürüttüğü çevre ve şehircilik projelerini inceledi. Sevilay Tuncer’in ilk durağı, Avrupa’nın en büyük çevre projesinin hayata geçirildiği İzmit Körfezi oldu. İnceleme gezisi öncesinde Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr. Tahir Büyükakın, projenin geldiği son aşama hakkında Sevilay Tuncer’i bilgilendirdi. Ardından da çamurların biriktirildiği depolama alanına geçildi.

TUNCER: ÇOK KIYMETLİ BİR ÇALIŞMA

Burada bir açıklama yapan ve İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi’nin çok kıymetli bir proje olduğunu vurgulayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin önemli bir çalışmaya imza attığını ifade etti. Sevilay Tuncer, “Sadece İzmit Körfezi değil, Marmara Denizi’nin tüm çamuru burada birikmiş durumda. 3.8 milyon metreküplük bir çamurdan söz ediyoruz. Bugün gelinen noktada 1.6 milyon metreküplük bir çamur, İzmit Körfezi’nden çıkarıldı. Burada her gün yoğun bir çalışma var.

KOCAELİ HALKI FARKI GÖRECEK

Temizlenmiş yerlerin şimdiki hali ile eski fotoğraflarını gördükçe, İzmit Körfezi’nin Maldivler’e benzemeye başladığı da net bir şekilde fark ediliyor. Ekipler çok değerli bir çalışma yürütüyor. Bunun için de Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza ve Cumhurbaşkanlığımıza teşekkür ediyorum. Eminim Kocaeli halkımız da bundan memnun kalacaktır. Çünkü İzmit Körfezi’nde gözle görülür bir değişim yaşanıyor” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bakan Yumaklı: “600 Milyon Dolarlık Bir Kaynakla Ülkemizin Dört Bir Tarafında Taşkın Kontrol Tesisleri İnşa Edeceğiz”

0

Yumaklı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nde yapılan “Türkiye Taşkın ve Kuraklık Yönetimi Projesi”nin tanıtım toplantısında, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin yaşamı etkilediğini dile getirerek, bu sürecin sorunlarını çok daha büyük bir probleme dönüşmeden çözmek için daha proaktif davranılması gereken bir dönemde olduklarını ifade etti.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bulunan 4 ildeki sel ve taşkın felaketinden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Yumaklı, “Bu taşkınlar, küresel iklim değişikliğinin madalyonun diğer yüzünde kalan kısmı.” diye konuştu.

Bakan Yumaklı, bölgeye 1-2 ayda yağması gereken yağmurun kısa bir zaman dilimi içinde yağdığına dikkati çekerek, geçmişte yavaş yavaş başlayıp etkisini giderek artıran yağış rejimlerinin artık bir anda başlayıp önünde ne varsa silip süpüren bir özelliğe ulaştığını ifade etti.

Bu yıl yağışların mevsim normallerinin yüzde 26 ve geçen yılki yağışların yüzde 28 altında gerçekleştiğini dile getiren Yumaklı, yağış grafiğinin son 5 yılda 4 kez ortalamanın altında kaldığını söyledi.

Bakan Yumaklı, sıcak hava, düşük nem ve çok şiddetli rüzgarların kendilerini orman yangınlarıyla baş başa bıraktığını belirterek, “Özellikle bu yıl 3 dalga halinde gelen bu anormal hava koşulları bizim gerçekten çok daha fazla efor sarf etmemize ve maalesef biyoçeşitliliğimize de geçmiş yıllarda olduğundan daha fazla zarara sebep oldu.” değerlendirmesinde bulundu.

Önceki dönemlerde riskli bölgeler olarak sadece Ege ve Akdeniz’i ifade ettiklerini dile getiren Yumaklı, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize çevrelerinde taşkın riski yüzde 20’nin üzerinde artarken Bartın, Zonguldak, Kastamonu, Düzce, Bolu, Bilecik, Sakarya ve Bursa gibi illerin de orman yangınları açısından riskli haline geldiğini bildirdi.

“SU ALANINDA DİRENÇLİ TÜRKİYE OLUŞTURMALIYIZ”

Bakan Yumaklı, bu süreçte vatandaşların taşkınlardan ve sellerden, tarım alanlarının her türlü meteorolojik etkilerden korunmasının ve toprakları suyla buluşturmanın büyük önem arz ettiğini vurguladı.

Su stresi altında olan bir ülke olarak suya yönelik politikaları bu önemde yönetmek durumunda olduklarını dile getiren Yumaklı, son 23 yılda su ve sulamaya 3,4 trilyon lira kaynak aktararak 11 bine yakın eseri hizmete aldıklarını belirtti.

Yumaklı, sulanan arazi miktarının yüzde 50, su depolama hacminin yüzde 38, yıllık içme suyu miktarının da 2,7 kat arttığını ifade etti.

Bu yıl içinde 321 tesisi daha hizmete alacakları bilgisini veren Yumaklı, şunları söyledi:

“Kapalı sulama şebeke oranının yüzde 6’dan yüzde 38’e yükseltildiğini söylemek istiyorum. Sulama projelerimizin özellikle enerji ihtiyacını yerli ve temiz kaynaklarla karşılama yolundaki projeler devam ediyor. Özellikle Taşkın Erken Uyarı Sistemi’nin halkımızı taşkınlara ve sellere karşı zamanında uyarması konusunda önemli bir mesafe katettiğimizi ifade etmek istiyorum. Şu ana kadar bütün Türkiye çapında 533 uyarı sistemi tesis edilmiş durumda.”

Bakan Yumaklı, Dünya Bankasından sağlanan kaynağa ilişkin ise şöyle dedi:

“Özellikle Türkiye Taşkın ve Kuraklık Yönetimi Projesi ile önemli bir kaynak da temin edilmiş oldu. 600 milyon dolarlık bir kaynakla ülkemizin dört bir tarafında taşkın kontrol tesisleri inşa edeceğiz. Gelecek nesillere daha güvenli, daha dirençli bir Türkiye’yi her alanda olduğu gibi su alanında da mutlaka oluşturmak durumundayız. Hepinizin önümüzdeki yıllar için ya da gelecek nesiller için suyun artık sadece bir varlık değil, aynı zamanda çok stratejik bir kaynak olduğunun da iletilmesi, anlatılması ve onlara bu ortamın hazırlanması şart.”

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Düzce Ereğli Doğalgaz’da Yeni Atama

0

Türkiye’nin lider, Avrupa’nın en büyük dördüncü doğal gaz dağıtım şirketi Aksa Doğalgaz’ın Düzce ve Ereğli bölgesinde yeni atama gerçekleşti. Hizmet verdiği bölgelerde vatandaşların konforlu bir yaşam sürmesine katkı sağlarken, sürekli gelişim ve güçlü büyüme ilkesiyle hareket eden Şirket’in Düzce Ereğli bölgesine Şirket Müdürü olarak Evren Tepelioğluatandı. Tepelioğlu, Aksa Bilecik Bolu Doğalgaz’da 2025 Eylül ayına kadar Bolu İşletme Müdürü olarak görev yapıyordu.

Evren Tepelioğlu kimdir?

Selçuk Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü mezunu olan Evren Tepelioğlu, profesyonel iş hayatına 2005 yılında Uşak Doğalgaz Dağıtım A.Ş.’de iç tesisat mühendisi olarak başladı. 2007-2008 yıllarında Aksa Bilecik Bolu Doğalgaz bünyesinde Bolu Yapım İşletme Mühendisi görevini yürüttü. 2009’dan itibaren Bolu İşletme Müdürü olarak görev alan Tepelioğlu, 2025 yılında Aksa Düzce Ereğli Doğalgaz’ın Şirket Müdürü olarak atandı.

Aksa Doğalgaz Hakkında

Faaliyet alanında yer alan 29 il merkezi, 339 ilçe ve beldede yaklaşık 21,6 milyon nüfusa, 9 milyon potansiyel aboneye hizmet veren Aksa Doğalgaz, Türkiye’nin en büyük doğal gaz dağıtım şirketi konumunda bulunmaktadır. Yatırımlarını “Şehirler Doğal Gazla Nefes Alıyor” sloganıyla Türkiye’nin her yerine hızla ulaştırmayı amaçlayan Aksa Doğalgaz, genişleyen dağıtım bölgelerine yönelik yatırımlarıyla ülke ekonomisine katkıda bulunmayı sürdürmektedir.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ak Parti Konya Milletvekilleri, Başkan Altay ve İl Başkanı Özgökçen Yatırımları İnceledi

0

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen ve AK Parti Konya Milletvekilleri ile birlikte 56. Ağır Bakım Fabrika Müdürlüğü ve Konya Çevre Yolu’nda devam eden çalışmaları inceledi.

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Milli Savunma Bakanlığı ile yapılan protokolle Ağır Bakım Kentsel Dönüşümü kapsamında şehre kazandırılacak 56. Bakım Fabrika Müdürlüğü inşaatının tüm hızıyla devam ettiğini kaydeden Başkan Altay, “Konya Modeli Belediyecilik” ile Konya’yı daha modern, daha yaşanabilir ve daha güçlü bir geleceğe taşımak için durmaksızın çalıştıklarına dikkat çekti.

Başkan Altay, şunları söyledi:

“Belediye tarihimizin en yüksek bütçeli dönüşüm projesi olan Ağır Bakım Kentsel Dönüşümü kapsamında 56. Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde AK Parti İl Başkanımız ve milletvekillerimizle birlikte incelemelerde bulunduk. 140 bin metrekarelik alanda yükselen 56. Bakım Fabrika Müdürlüğü’müz; 6 adet depo, nizamiye binası, harp silahları bölümü, helikopter pisti, silah atölyesi, direkt müdahale binası ve idari binalarla savunma sanayimize büyük bir katkı sağlayacak. Bu proje, sadece bir fabrika değil, aynı zamanda Konya’mızın savunma sanayisindeki stratejik rolünü de güçlendiren bir adımdır. Çok az bir işimiz kaldı, inşallah en kısa sürede kalan işlerimizi de tamamlayarak askerimizin, ordumuzun hizmetine sunacağız. Taşınma sonrası Ağır Bakım olarak bildiğimiz mevcut bölgede 640 bin metrekarelik alan Büyükşehir Belediyemize devredilecek. Bu dev eserin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

KONYA ÇEVRE YOLU’NDA ÇALIŞMALAR TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR

Daha sonra; AK Parti Konya Milletvekilleri Tahir Akyürek, Meryem Göka, Selman Özboyacı, Mustafa Hakan Özer, Mehmet Baykan ve Latif Selvi, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ile AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, Konya Çevre Yolu’nda devam eden çalışmaları yerinde inceledi.

Çalışmaların özenle devam ettiğine değinen AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, “Aksaray-Ereğli Çevre Yolu yapım alanına geldik, çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Burada Karayolları Bölge Müdürümüz başta olmak üzere emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. İnşallah en kısa zamanda bu inşaat tamamlanacak diye bekliyoruz” diye konuştu.

AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı da Konya Çevre Yolu’nun önemine vurgu yaparak, “Sadece Konya’nın çevre ilçelerini değil Konya merkezde yaşayan vatandaşlarımızı da çok doğrudan ilgilendiren bir yol. İnşallah bu yolu bitirdikten sonra diğer etaplarla ilgili çalışmalarımız da sürecek, takipteyiz. Burada hummalı bir çalışma var, onlarca, yüzlerce iş makinesi, kamyon, toprak işi, beton işleri devam ediyor. Köprü, viyadük, alt geçit işleri var. Biz de bunların hepsini tek tek takipteyiz. İnşallah en kısa zamanda Konyalıların istifadesine sunulmak üzere Çevre Yolunun açılışını takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi, Yargıdaki Dosya Yükünü Rakamlarla Paylaştı

0

Saadet Partisi Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Av. İbrahim Yıldız, 1 Eylül Pazartesi günü başlayacak Adli Yıl öncesinde basın toplantısı düzenleyerek, yargıdaki dosya yüküne dikkat çekti. Mahkemelerin dosya yükü altında ezildiğinin altını çizen Yıldız, Adalet Bakanlığı’nın 26 Ağustos 2025 tarihli resmi verilerini paylaştı.

CEZA MAHKEMELERİNDE KARAR BEKLEYEN DOSYA SAYISI: 2 MİLYON 304 BİN 903

İbrahim Yıldız’ın paylaştığı verilere göre, adli tatilde olunmasına rağmen ceza mahkemelerine günlük gelen dosya sayısı 5 bin 627, çıkan dosya ise 3 bin 11. 2025 yılı itibarıyla toplam gelen dosya sayısı, 3 milyon 81 bin 334. Henüz karar verilmemiş dosya sayısı ise 2 milyon 304 bin 903.

HUKUK MAHKEMELERİNDEKİ DOSYA SAYISI: 2 MİLYON 976 BİN 494

Hukuk mahkemelerinde de durumun iç açıcı olmadığını aktaran Yıldız, günlük gelen dosya sayısının 6 bin 119, çıkan karar sayısının ise 2 bin 893 olduğunu, 2025 yılı içinde toplam 1 milyon 938 bin 605 dosya geldiğini, halen karar bekleyen dosya sayısının ise 2 milyon 976 bin 494 olduğunu söyledi.

CUMHURİYET BAŞSAVCILIKLARINDA SORUŞTURMA YAĞMURU!

Cumhuriyet başsavcılıklarına yapılan şikâyetler üzerinden yürütülen soruşturmalar hakkında da bilgi veren Yıldız, bugün itibarıyla 6 milyon 181 bin 825 soruşturma dosyasının işlem yapılmayı beklediğini aktardı.

İCRA DOSYALARINDA KORKUNÇ ARTIŞ: 24 MİLYON 446 BİN 732

İcra ve iflas dosyalarında ise tablonun daha da çarpıcı olduğuna dikkat çeken Yıldız, bugün itibarıyla 24 milyon 446 bin 732 icra dosyasının işlem beklediğini belirtti.

“DOSYALAR ARŞİVLERE SIĞMIYOR”

Aktardığı bu sayılara arabuluculuk, uzlaşma dosyaları ile Yargıtay, Danıştay, bölge adliye mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerindeki dosyaların dahil olmadığını vurgulayan Yıldız, “Bunları bir araya getirdiğinizde, maalesef adalet saraylarının binaları yüksek ve hacimli olsa da dosyalar arşivlere sığmamakta, bu kadar personel alımına rağmen dosya yükü bir türlü eritilememekte, adalet sarayları, adalet dağıtmak yerine adaletin yükü altında ezilmektedir” dedi.

“İŞLERİN TERS GİTTİĞİNİN FARKINA VARILMALI”

Adalet Bakanlığı ile yargı yükünü azaltmak üzere çalışma yapan tüm idarecilere seslenen İbrahim Yıldız, adalet sarayları inşa etmekle, binaların sayısını, katlarını çoğaltmakla, personelin sayısını arttırmakla bu işin üstesinden gelinmesinin mümkün olmadığını kaydederek, “Bunca yapılan yasal düzenlemeye, yapılan çalışmalara rağmen eğer dosya yükü azalmıyor ve yargı unsurları bu dosya yükü altında eziliyorsa, bu işte ters giden bir takım mekanizmaların olduğu hakikatine, herkesin gözlerini açarak farkına varması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“SEBEPLER ÜZERİNDE DURULMALI”

Saadet Partisi Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Yıldız, yargıdaki dosya yükünün yalnızca mahkemelerin işleyişine indirgenemeyecek kadar geniş bir sorun olduğuna işaret ederek, “Ekonomik, sosyal, siyasi, ailevi, dış politik ve diğer sebepler masaya yatırılmadan, ihtilafların kaynağına inilmeden, bu dosya yükünün altından kalkmanın mümkün olmadığını” dile getirdi. Yıldız, sonuçlarla uğraşmak yerine sebepler üzerinde durulması, köklü çözümler üretilmesi gerektiğinin altını çizdi.

MHP Genel Sekreteri Büyükataman’dan Gündeme Dair Önemli Açıklamalar

0

İşte Büyükataman’ın Konuşmasının Tam Metni;

Muhterem Misafirler
Değerli Dava Arkadaşlarım
Basınımızın Mümtaz Temsilcileri

Gemlik İlçe Başkanlığımızın düzenlediği üye katılım toplantımızda sizlerle bir araya gelmekten duyduğum mutluluğu ifade ediyor, her birinize Türk Dünyasının Bilge Lideri, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin selamlarını ve başarı dileklerini iletiyorum.

Muhterem Dava Arkadaşlarım

Milliyetçi Hareket Partisi olarak ilk günden itibaren, şanlı tarihimizin bizlere yüklediği sorumluluğun bilinciyle hareket ediyoruz.

Coğrafyamızdaki gelişmeleri büyük bir titizlikle takip ediyor ve bölgemizin şartlarını Ankara merkezli bir bakış açısıyla yorumluyoruz.

Adımlarımızı aziz milletimizin güvenliğini, refahını her şeyin üzerinde tutan bir anlayışla atıyoruz.

Günübirlik menfaatler için yapılan sığ siyaset anlayışını sonuna kadar reddediyoruz.

Yaptığımız her hamlede büyük Türk milletinin menfaatlerini önceliyoruz.

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin çizdiği istikamette “Önce Ülkem ve Milletim Sonra Partim ve Ben” ilkesiyle siyaset yapıyoruz.

Türk siyasi hayatında yaptığımız hamlelerle, ülkemizin önüne çıkan krizleri, milli bir bakış açısıyla çözen, belirleyici bir rol üstleniyoruz.

Ülkemizin en ufak sorunundan, kangren olmuş büyük meselelerine kadar, her konuda üzerimize düşen sorumluluğun bilinciyle hareket ediyoruz.

Tüm bunları yaparken de ilkelerimizden asla taviz vermiyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti Devletini sonsuza kadar yaşatmak için tüm varlığımız ile mücadele etmeyi kutsal bir vazife görüyoruz.

Biliyoruz ki; aziz milletimiz Milliyetçi Hareket Partisi’ne ve Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye güveniyor ve inanıyor.

Ve yine yakın tarihimiz şahittir ki; Partimiz, milletimizin güvenini hiçbir zaman boşa çıkarmamış, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin her hamlesinde milletimizin ona duyduğu güven daha da artmıştır.

Kıymetli Misafirler

Yeni Yüzyılda küresel ölçekte tüm dengeler değişmiş ve bölgemizde yaşanan gelişmeler ülkemizin bekası için önemli adımlar atmayı gerekli kılmıştır.

Emperyalizmin bölücü planları bölgemizde kol gezmekte, Siyonizm’in azgın saldırganlığı her geçen gün artmaktadır.

Soykırımcı İsrail’in Gazze ve Filistin üzerinde yoğunlaştırdığı vahşi saldırılarını coğrafyamızın tamamına yayma çabası açıkça ortadadır.

Siyonizm’in bu saldırganlığının esas hedefinin Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti olduğu artık aşikardır.

Cani Netenyahu’nun “Suriye’de aslında kiminle mücadele ettiğimizi biliyorum” sözleri adeta nihai hedefin Türkiye olduğunun bir itirafıdır.

İşte bu gelişmeler karşısında; devletimizin bekası, milletimizin huzuru ve geleceği için; birleştirici, doğru hamlelere ihtiyaç doğmuştur.

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli üstün öngörüsü ile gelişmeleri doğru okumuş; 1 Ekim 2024 tarihinde uzattığı el ve 15 Ekim 2024 tarihinde yaptığı tarihi çağrı ile emperyalizmin kirli hesaplarını bozmuştur.

Genel Başkanımızın hamlesi toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmiş ve “Terörsüz Türkiye” adıyla bir devlet politikası halini almıştır.

Kısa süre içerisinde terör örgütü PKK kendini feshetmiş ve silah bırakma sürecini somut olarak başlatmıştır.

Kırk yıllık terör belası şükürler olsun ki bitmek üzeredir. Devletimizin ilgili birimleri süreci büyük bir ciddiyetle takip etmektedir.

27 Şubat çağrısı terör örgütü PKK’nın tüm bileşenleri için bağlayıcı niteliktedir.

Suriye’de, İsrail’in güdümünde hareket eden SGD/YPG bu çağrıdan bağımsız değildir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, terörün başka isim ve maskeler altında yurt içinde ya da sınırlarımıza yakın bölgelerde yeniden karşımıza çıkmasına asla tahammül etmeyecek ve terörle mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.

Değerli Dava Arkadaşlarım

Terörsüz Türkiye hedefimiz en başından itibaren; taviz vermeden hiç bir pazarlık yapılmadan ve emperyalist güçlere ödün verilmeden Türk Devleti’nin kontrolünde yürütülmektedir.

Bizim attığımız adım bir “çözüm süreci” değildir. Bir teslimiyet politikası hiç olmamıştır.

Şehit ve gazilerimizin aziz hatıralarının incitilmesine asla müsaade edilmemiştir. Onlar bizim iftihar kaynağımızdır. Tarih, terörle mücadeledeki üstün başarılarını her zaman şan ve şerefle yazacaktır.

Türk kimliğinin, üniter devlet yapımızın, anayasamızın ilk 4 maddesinin ve anayasamızdaki Türk tanımının tartışma konusu olması asla söz konusu değildir.

Türklük üst ve vazgeçilmez kimliğimizdir.

Varlığını Türk milletinin varlığına adayan Milliyetçi Hareket Partisi bunun garantisidir.

Bu süre içerisinde yalana ve istismara sarılarak koltuklarını koruma kaygısıyla Partimize ve Liderimize saldıran İP siyaseten tükenmiştir.

CHP’nin sorumsuz söylemlerle “Terörsüz Türkiye” hedefini çarpıtma çabası ise; bir defa daha milletimiz için ciddi bir politika üretmekten aciz olduklarını göstermiştir.

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” hedefimiz tarihin, kardeşlik hukukunun, kader ortaklığının, hiç kuşkusuz üzerinde yaşadığımız geniş coğrafyanın diriliş ve toparlanış kararıdır.”

Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi kararlı adımlarla bu dirilişi mutlaka gerçekleştirecektir. Terörsüz Türkiye hedefimizin başarıya ulaşması, ülkemizin hem ekonomik hem de sosyal alanda kalkınmasını hızlandıracaktır.

Devir Türk Devridir.

Türkiye Yüzyılı’nda önce ülkemiz sonra da coğrafyamız terörden tam anlamıyla temizlenecek, Türkiye yeni atılımlarıyla çağımızın parlayan yıldızı olacaktır.

Cumhur İttifakı’nın sarsılmaz iradesi ile “Asırlık Birliğimiz, Sonsuz Kardeşliğimiz” perçinlenecek, Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatılacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle aramıza yeni katılan, gücümüze güç katan dava arkadaşlarımıza hoş geldiniz diyor, bu güzel organizasyonda emeği geçen tüm dava arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!