Eski Akçakoca Kaymakamı, yeni Osmaniye Vali Yardımcısı Deniz Pişkin’in ilçemizden ayrılırken şahsımı ve bazı isimleri hedef alan veda açıklaması, kamuoyunda şaşkınlıkla karşılanmıştır. Bu açıklama, ilçenin gerçek meselelerine ve kamuoyunun beklediği cevaplara odaklanmaktan ziyade, hedef saptırma çabası olarak değerlendirilmektedir.
MEMLEKETİNE SAHİP ÇIKAN İSİMLER YIPRATILAMAZ
Sayın Pişkin’in açıklamasında “İstanbul ve Düzce’deki büyüklerine hizmet edenler” diyerek kastettiği anlaşılan Düzce Belediye Başkanımız Sayın Faruk Özlü ve MÜSİAD Genel Başkanı Sayın Burhan Özdemir, bu topraklara değer katan, memleketine sahip çıkan kıymetli devlet büyüklerimizdir. Bu isimlerin vatanperverliği ve Akçakoca’ya olan katkıları tartışılmazdır. Sayın Pişkin’in bu isimleri zikretmesi bir vakıadır, ancak bizlerin yürüttüğü hak arama mücadelesi kimsenin talimatıyla değil; tamamen Akçakoca’nın menfaatleri ve elimizdeki somut belgeler ışığında şekillenmektedir.
KAMUOYUNUN BEKLEDİĞİ CEVAPLAR VE İDDİALAR
Görev süresi boyunca yetkiyi bir sorumluluk olarak görmek yerine, farklı polemiklerle gündeme gelen bir anlayışla karşı karşıya kaldık. Sayın Pişkin’in “yıpratma girişimleri” olarak adlandırdığı süreç, aslında kamu vicdanını yaralayan ve cevap bekleyen iddiaların dile getirilmesinden ibarettir. Özellikle eşinin mesaiye gitmeden maaş aldığı yönündeki iddialar ve elimizde bulunduğunu belirttiğimiz belgeler, Akçakoca halkının aydınlatılmasını beklediği hususlardır. Bu iddiaların ve belgelerin nihai değerlendirmesi elbette bağımsız Türk yargısı tarafından yapılacaktır.
GİTTİĞİ HER YERDE “HERKES SUÇLU, BİR TEK KENDİSİ HAKLI!”
Sayın Pişkin’in görev geçmişine baktığımızda ise karşımıza oldukça “ilginç” bir tablo çıkıyor. Maçka’da görev yaptınız; garnizon komutanıyla ve belediye başkanıyla kavga ettiniz. Hadi diyelim ki orada karşınızdakiler suçluydu… Gelgelelim Tosya’ya; Tosya’da görev yaptınız, bu kez de belediye başkanıyla ve MHP ilçe başkanıyla karşı karşıya geldiniz. Tesadüf bu ya, diyelim ki onlar da suçluydu… Sonra Seydişehir’e geçtiniz, orada da Seydişehir Belediye Başkanıyla kavgalı oldunuz. Tabii ki yine onlar suçluydu!
Ve son durak Akçakoca… Geldiniz, burada da Akçakoca’dakilerle sorun yaşadınız. Şimdi sormak hakkımız değil mi Sayın Pişkin: Gittiğiniz her ilçede herkes haksız, herkes suçlu da bir tek siz mi haklısınız? Bu kadar “kötü adamın” hep sizin tayin olduğunuz ilçelerde toplanmış olması sizce de harika bir tesadüf değil mi?
POLİS MEMURU MÜCAHİT’İN İLKELİ DURUŞU
Deniz Pişkin’in, yakın korumalığını yapan polis memuru Mücahit hakkında dile getirdiği ifadeler de dikkat çekicidir. Polis memurumuz, görevini ifa ederken devletin temeli olan adalete yakışır şekilde, garip gurabanın hakkını gözetmiş; karakterli ve omurgalı bir duruş sergilemiştir. Kamu vicdanını rahatsız eden durumlara karşı hukukun ve doğrunun yanında yer alarak ilkeli davranmıştır. Kendisine, Akçakoca icin gösterdiği bu dik duruş için teşekkür ediyorum.
HESAPLAŞMA YERİ MAHKEME SALONLARIDIR
Sayın Pişkin’in veda metnindeki ifadeler, Akçakoca’nın gerçeklerini ve kamuoyunun haklı beklentilerini değiştirmemektedir. Hukuk devletinde iddiaların, belgelerin ve yaşananların hesabı adalet önünde sorulur. Beklentimiz ve inancımız; tüm bu sürecin yasal çerçevede tüm şeffaflığıyla aydınlatılması ve bağımsız mahkeme salonlarında gerçeklerin gün yüzüne çıkmasıdır. Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.




