Perşembe, Eylül 17, 2026
Google search engine
Ana Sayfa Blog Sayfa 18

Beklenen Film Vizyona Giriyor

0

“Mevlana: Mest-i Aşk” 17 Ekim’de sinemaseverlerle buluşuyor.  

İran’da vizyona girdiğinde milyonları salonlara çekerek rekor kıran “Mevlana: Mest-i Aşk”, şimdi Türkiye’de sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Büyük gün 17 Ekim!

Uzun süredir merakla beklenen yapım için geri sayım başladı. Yönetmenliğini Hassan Fathi’nin üstlendiği film, Mevlana’nın gönül yoldaşı Şems-i Tebrizi’nin esrarengiz kayboluşunu ve bu olayın Mevlana’nın hayatında bıraktığı derin izleri beyazperdeye taşıyor.

Fragman Büyük İlgi Gördü

“Mevlana: Mest-i Aşk”ın geçtiğimiz günlerde yayınlanan fragmanı, kısa sürede sinemaseverlerin gündemine oturdu. Sosyal medyada binlerce kez paylaşılan ve yorumlanan fragman, filmin görsel estetiği ve güçlü oyunculuklarıyla büyük merak uyandırdı. Fragman, vizyon öncesinde izleyiciye hem dramatik hem de görsel bir şölenin sinyallerini verdi.

Dev Kadro İlk Kez Aynı Filmde

Filmde Parsa Pırouzfar, İbrahim Çelikkol, Hande Erçel, Bensu Soral, Boran Kuzum, Selma Ergeç, Burak Tozkoparan ve Halit Ergenç ve Shahab Hosseini gibi Türkiye ve İran’ın birbirinden değerli yıldız isimleri yer alıyor. Bu özel buluşma, “Mevlana: Mest-i Aşk”ı uluslararası sinemada da farklı bir noktaya taşıyor.

Tarihe Unutulmaz Bir Yolculuk

Dram ve tarihi türdeki yapım, Fahir Atakoğlu’nun müzikleri ve Morteza Poursamadi’nin sinematografisiyle izleyiciyi unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Ayrıca film için hazırlanan özel kostümler ve aksesuarlarla dönemin ruhu titizlikle beyazperdeye taşındı.

“Mevlana: Mest-i Aşk” 17 Ekim’de Sinemalarda!

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tiyatro Efsanesinden Rekor: Haldun Dormen 98 Yaşında Yönetmen Koltuğunda!

0

Türk tiyatrosunun yaşayan efsanesi Haldun Dormen, 98 yaşında yeniden yönetmen koltuğuna oturarak kült müzikal “Hisseli Harikalar Kumpanyası”nı sahneye taşıdı. Çağlar İşgören’in prodüktörlüğünde  İzmir’deki Sahne Tozu Tiyatrosu’nda perde açan oyun, kapalı gişe oynayarak seyirci rekoru kırdı. Oyuna ilk haftadan itibaren Türkiye’nin birçok şehrinden turne davetleri gelmeye başladı. 

İlk kez 1980’de tiyatro sahnesinde, 1988’de ise Dormen’in yönetmenliğinde TRT 1 ekranlarında dizi olarak izleyiciyle buluşan müzikal, yıllar sonra yeniden tiyatro severlerle bir araya geldi. 101 kostümle sahnelenen dev prodüksiyon, izleyenlerden tam not aldı.Gösteri öncesinde seyirciler, Haldun Dormen’le fotoğraf çektirip sohbet etme imkânı buldu. Oyun, izleyicilerin alkışları ve tezahüratları eşliğinde başladı. Her sahnede kahkahalarla dolan salon, nostaljik bir yolculuğa çıktı. Oyun sonunda sahneye çıkan Dormen, efsaneleşmiş şarkıyı seyircilerle birlikte tekrar tekrar söyledi.

Usta yönetmen, gösteri öncesi duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Çok sevdiğim bir oyunla tekrar sahnede olmak büyük mutluluk. 98 yaşında olduğumu hatırlatıp duruyorsunuz ama ne gerek var, bir 100 sene daha çalışmak istiyorum, Allah kısmet ederse.”

İzmir’deki Sahne Tozu Tiyatrosu’nun kurucusu Çağlar İşgören, bu özel anı “98 yaşında bir yönetmenin böylesine büyük bir müzikali sahneye koyması Türkiye’de bir ilk. Bu, Cumhuriyetimizin 103. yılına giderken hepimize ilham veren bir rekor,” sözleriyle değerlendirdi.

Oyunun müzik direktörü Serpil Günseli ise duygularını şu sözlerle paylaştı: “Çocukken babamla Hisseli Harikalar Kumpanyası’nı izlemiştim. O zaman ‘bir gün bu müzikalde çalışmak istiyorum’ demiştim. 35 yıl sonra Haldun hocayla bu eseri yeniden sahneye taşımak kalbime dokunan bir mutluluk.”

Günseli, oyunun müziklerinin Erol Evgin’in seslendirdiği unutulmaz şarkılardan oluştuğunu hatırlatarak, “Sahne Tozu Tiyatrosu İzmir’e imzasını atmış bir tiyatro. Burada olmak, bu efsanevi oyunu yeniden canlandırmak bizim için gurur verici” diye konuştu.

Haldun Dormen’in yönetmenliğinde yeniden hayat bulan “Hisseli Harikalar Kumpanyası”, yeni sezonda da İzmir’de seyirciyle buluşmaya devam edecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İŞKUR 2025/3. Dönemi Engelli ve Eski Hükümlü Proje Başvuruları Başladı!

0

Engelli ve eski hükümlü proje başvuruları hakkında İŞKUR şu açıklamayı yaptı.

Engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işverenlerden tahsil edilen idari para cezalarından; engellilerin mesleki eğitim ve rehabilitasyonu, işe ve işyerine uyumlarının sağlanması, iş bulmalarını sağlayacak destek teknolojileri, korumalı işyeri desteğine yönelik projeler, destekli istihdam projeleri ve engelliler ile eski hükümlülerin kendi işini kurmaları için hazırlanacak projelere destek verilecektir.

Verilecek desteğin amacı, engelli ve eski hükümlülerin kendi işlerini kurmasına ve engellilerin mesleki eğitim alarak istihdam edilmeleri ve rehabilitasyonlarına yardımcı olmaktır.

Aşağıda yer alan Başvuru Rehberlerine göre hazırlanacak projeler kamu ve sosyal tarafların temsilcilerinden oluşan Komisyon değerlendirmesi sonrasında desteklenebilecektir.

Desteklenecek projeler;

1-  Engellilerin kendi işini kurmalarına yönelik hibe desteği projeleri:

a –      2025 Yılı 3. Dönem Engelli Hibe Desteği Proje Başvuru Rehberi

b –      Engelli Hibe Desteği Projesi Başvuru Kılavuzu

Kendi işini kurmak isteyen engelliler proje başvurularını, 24 Ekim 2025 tarihi saat 23:59’a kadar e-Devlet üzerinden online olarak yapmaları gerekmektedir. İl Müdürlüğü veya Hizmet Merkezlerine elden veya posta yolu ile yapılacak proje başvuruları kabul edilmeyecektir.

2-  Diğer Projeler:

a –      Altı Proje Türü İçin Proje Başvuru Rehberi

b –      Eski hükümlülerin kendi işini kurmalarına yönelik projeler,

c –      Engellinin işe yerleştirilmesi, işe ve işyerine uyumunun sağlanmasına yönelik projeler,

d –      Engellinin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojilerine yönelik projeler,  

e –      Engellilerin istihdam edilebilirliklerini artırıcı mesleki eğitimine yönelik projeler.

f –       Korumalı işyeri desteğine yönelik projeler.

g –      Destekli istihdam projeleri

Engellilere yönelik çalışma yapan bütün sivil toplum kuruluşları, işyerleri, üniversiteler, belediyeler ve kamu kurumları projelerini hazırlayıp, 24 Ekim 2025 tarihi mesai saati sona erene kadar bulundukları illerdeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerimize elden veya posta yoluyla teslim edebilirler. Ayrıca kendi işini kurmak isteyen eski hükümlülerin projelerini belirtilen tarihe kadar Adalet Bakanlığının ilgili birimleri aracılığı ile bulundukları illerdeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerimize iletmesi gereklidir.

Sağlıkta Dijital Dönem !

0

Sağlıkta Dijital Onam taleplerini açıklayan Hekimsen, “Bankacılık sektöründe yıllardır kullanılan mobil dijital onay süreçleri (kredi belgeleri, risk raporları vb.) artık sağlıkta da uygulanmalıdır! Mevzuatımız buna uygun!  Bilindiği üzere 7557 sayılı kanunla getirilen hükme göre “Aydınlatılmış Onam Elektronik Ortamda” alınabilmektedir! dedi. 

Hekimsen, konu hakkında şu açıklamayı yaptı, “Hasta hastaneye kabul edildiği andan itibaren, e-Nabız erişimi sadece yetkili hekime değil; bölümdeki tüm hekimlere ve konsültasyon istenen hekimlere açık olmalıdır.  Yine bilgilendirmelerin Hekim tarafından verilip Dijital onam işlemlerinin personele yaptırılması ve Enjeksiyon, tedavi ve girişimsel işlemler için alınacak mobil onaylı dijital onamlar; imza, tarih ve işlem detayıyla birlikte dijital ortamda saklanmalı, değiştirilemez kayıt (audit trail) sistemiyle korunmalıdır.  Elektronik ortamda onam alınırken, ilgilinin tüm bilgilere hakim olmasının zorunlu hale getirilmesi, her bir unsurun basit bir dille açıklanarak “okudum, anladım, kabul ediyorum” seçeneğiyle tek tek onaylanması gerekmektedir. Bu sayede verilmiş onam hakkında daha sonradan “ben bilmeden onayladım” savının önüne geçilmesi gerekmekte ve uygulamada hekimlerimizin bu yüzden yaşadığı sorunlar pratik ve aksi kabul edilemez şekilde bertaraf edilmesi gerekmektedir. Bu uygulama; hem hasta haklarını güçlendirecek, hem de hekimlerin malpraktis davalarındaki hukuki savunma hakkını, hem doğru doldurulmuş onamı güvence altına alacaktır.  Kayıtların güvenli, denetlenebilir ve yargı mercilerince doğrulanabilir olması hayati önem taşımaktadır.  Hekimsen olarak; hasta güvenliği, sağlıkta şeffaflık ve hekimlerin hukuki korunması için tüm yetkili kurumları dijital onam sistemini hayata geçirmeye davet ediyoruz!” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) 

Elektrik Zammı! Örtülü Zam Geliyor!

0

Elektrik zammı…Elektrik Mühendisleri Odası 49. Dönem Yönetim Kurulu, ‘Son kaynakta limit düşüşü yoksulluğu tetikler’ başlıklı bir yazı yayımladı. 

“Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu`nun (EPDK) Son Kaynak Tedarik Tarifesi`nin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ`de yeni bir değişikliğe giderek, konut aboneleri için yıllık tüketim limitini 5 bin kilovatsaatten (kWh) 3 bin kWh`a düşürmeye hazırlandığı yönündeki haberleri basından takip ediyoruz. Bu değişiklik, milyonlarca hanenin daha “son kaynak tedarikçisi” kapsamına girmesine neden olur. Yani milyonlarca konut ulusal fiyat tarifesinden çıkarak, enerji borsasındaki dalgalanmalara bağlı serbest piyasa fiyatlarına tabi olacaktır.



“Sınır Asgari Tüketime Dayanır”

Bu da doğrudan doğruya örtülü bir zam, başka bir ifadeyle enerji maliyetlerinin özel sektör lehine yeniden dağıtımı anlamına gelir. Bahsi geçen 3 bin kWh sınırı, aylık tüketimlerin eşit olarak gerçekleştiği varsayıldığında ortalama 250 kWh tüketime denk gelmektedir. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) olarak hesaplamalarımızda, dört kişilik bir ailenin asgari yaşam standartları için aylık 230 kWh tüketeceğini varsaymaktayız.

Bu miktar, dört kişilik bir ailenin yalnızca aydınlatmada, buzdolabı, çamaşır, bulaşık makinesi, televizyon gibi temel elektrikli ev aletlerini kullandığında tüketilen enerjiyi yansıtmaktadır. Bu değer içinde elektrikle ısıtma veya soğutma tüketimi yer almamaktadır. Yazın klima kullanan veya kışın elektrikli soba kullanan haneler şu anda zaten 5 bin kWh sınırını da aşmaktadır. Bu değişiklik, söylenildiği gibi yalnızca elektrikli araçlarını da şarj eden yüksek tüketimli villa tipi haneleri değil, asgari yaşam standardı düzeyinde tüketimi olan aile konutlarını da tehdit edecektir. Bu gizli zam, “yüksek tüketimi hedef alan bir piyasa mekanizması” değil, en temel yaşam gereksinimlerini bile serbest piyasa koşullarına terk eden bir uygulamayı beraberinde getirmektedir.

“EPDK Neyi Düzenliyor”

“Son kaynak tedarik tarifesi”, ilk olarak 2018 yılında yalnızca çok büyük sanayi tesislerini kapsayacak şekilde düzenlenmişti. Ancak yıllar içinde bu sınır sürekli aşağı çekildi. 2018`de 50 milyon kWh olarak ilan edilen sınır, 2020`de 7 milyon kWh`e, 2023`te 1 milyon kWh`e ve 2024 sonunda trajik biçimde 5 bin kWh`e düşürüldü. Şimdi ise 3 bin kWh`a düşürüleceği ifade ediliyor. Bu süreç, kademeli biçimde ulusal tarifenin ortadan kaldırılmasına, yani elektrik fiyatlarının tamamen piyasa mekanizmasına devredilmesine yol açacaktır. Böylece, Anayasa ve Enerji Piyasası Kanunu gereği kamu yararı gözetme ve fiyat istikrarı sağlama görevini yerine getirmesi gereken EPDK`nın düzenleyici işlevini kamu yararı yerine piyasa aktörlerinin ilişkilerini düzenleme şeklinde icra ettiğini bir kere daha göstermiştir.

Diğer yandan EMO olarak, 27 Ekim 2024 tarihli “Son Kaynak Konutlara Kadar Düşemez!” başlıklı basın açıklamasında, konut abonelerinin son kaynak tarifesi kapsamına alınmasının kamu hizmeti anlayışıyla bağdaşmadığını açık biçimde ifade etmiştik. Aynı açıklamada, elektrik enerjisinin “piyasa malı değil, kamusal bir hizmet” olduğu vurgulanmış; serbest piyasa söyleminin yalnızca özel üreticilerin kârını büyüteceği uyarısı da yapmıştık. 2024 yılı sonunda sınırın 5 bin kWh`ya düşürülmesi üzerine uygulamayı “gizli zam” olarak nitelendirerek yargıya başvurmuştuk. Açtığımız davada, düzenlemenin kamu hizmeti ilkesine, tüketici haklarına ve fiyat istikrarı yükümlülüğüne aykırı olduğu belirtilmiştir. Henüz yargı süreci sonuçlanmadan aynı konuda yeni bir değişikliğin gündeme getirilmesi, idarenin adım adım vatandaşları piyasanın insafına bırakma yönündeki ajandasını tüm çıplaklığı ile gözler önüne sermiştir.

Bedeli Yurttaşa Yüklemeyin

Gizli zam içeren bu uygulamayı savunmak için ileri sürülen “rekabeti teşvik” ve “yüksek tüketim yapanları öz tedarike yönlendirme” gerekçeleri gerçeği yansıtmamaktadır. Son kaynak tarifesine geçecek aboneler, artık sabit kamu tarifesiyle değil, spot enerji borsasında oluşan Piyasa Takas Fiyatı (PTF), YEKDEM gibi döviz bazlı değişken bedeller ödeyecektir. Konut abonelerinin “tedarikçi seçme özgürlüğü” kağıt üzerinde kalmıştır; fiilen tüketiciler tek taraflı fiyat dayatması altındadır. Bu nedenle “rekabet” ifadeleri, yalnızca kâr aktarım mekanizmasını gizleyen bir söylemdir.

Ödeme güçlüğü çeken, fatura korkusundan karanlıkta oturan hanelerin sayısının çığ gibi arttığı, sosyal yardım almadan yaşayamayan yurttaşların sayısının katlandığı bu dönemde, spekülatif piyasa dalgalarının yükünü yurttaşa yüklemek açıkça kamu yararı taşımamaktadır. Enerji politikaları, kamusal üretim ve sosyal tarife ilkeleriyle yeniden düzenlenmelidir.  Maliyetleri düşürmek için kamunun bir an önce alım ve fiyat garantileri içeren enerji ihaleleri yerine doğrudan yatırım yapması gerekir. Ekonomik krize karşı kalkınma perspektifiyle hazırlanan toplumcu bir enerji programına geçiş yapılmalıdır. Elektrik alanında üretimden dağıtıma kadar tüm süreçleri yönetecek dikey entegre bir kamu tekeli yeniden kurulmalıdır.  (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) 

Cumhurbaşkanı Erdoğan Açılışını Yaptı, Enerji Dönüşümünde Yeni Dönem Başladı

0

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen açılış töreni, enerji sektöründe dönüşümün ve sürdürülebilir geleceğin kapılarını araladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmasıyla start alan forumda ülkenin enerji politikalarındaki kararlılığı ve sürdürülebilir gelecek hedefleri bir kez daha öne çıktı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da fuar açılışında yaptığı konuşmada, enerji verimliliği odaklı stratejileri, finansman modellerini ve projeleri detaylandırdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Enerjide Bağımsızlık ve Çeşitlilik En Temel Hedefimizdir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında, enerji arz güvenliği, kaynak çeşitliliği ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin önemine dikkat çekti. Erdoğan, “Enerjinin ve enerji arz güvenliğinin, insanlığın en stratejik meselelerinden biri haline geldiği bir dönemdeyiz” diyerek, Türkiye’nin bu alanda attığı adımların hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı. Enerji tedarikinde tek bir ülkeye veya hatta bağımlı olmanın ciddi riskler doğurduğunu belirten Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin enerji politikasının merkezinde çeşitlilik, yerli üretim ve yenilenebilir kaynaklara yatırımın bulunduğunu ifade etti. “Artan nüfus ve büyüyen ekonomimizle birlikte enerjiye olan ihtiyaç giderek artıyor; biz bu ihtiyacı karşılamak için çevreyle uyumlu, verimli ve sürdürülebilir çözümler geliştiriyoruz” diyen Erdoğan, enerji verimliliği alanındaki çalışmaların, Türkiye’nin gelecekteki enerji bağımsızlığının temelini oluşturduğunu söyledi. Erdoğan, ülke enerji politikalarında çeşitliliğe ve güvenli kaynaklara yönelmenin önemini vurgularken, forum ve fuarın bu sürece ivme kazandıracağına dair beklentisini dile getirdi.

Bakan Bayraktar’dan Enerji Verimliliği ve Yatırım Vurgusu

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar konuşmasında, Türkiye’nin enerji verimliliği alanında son yıllarda kat ettiği ilerlemeye dikkat çekti. Bayraktar, “Enerji verimliliği, sadece enerji sektörünün değil, ekonominin tamamını etkileyen stratejik bir alandır. Bu alanda herkesin katkısına, farkındalığına ve katılımına ihtiyaç var” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin 2017–2023 döneminde enerji verimliliği yatırımlarına yaklaşık 8,5 milyar dolar ayırdığını belirten Bakan Bayraktar, bu yatırımlar sayesinde primer enerji tüketiminde yüzde 14’lük verimlilik hedefinin gerçekleştirildiğini söyledi. Ayrıca, Dünya Bankası ile imzalanan 750 milyon dolarlık finansman anlaşmasının, Türkiye’nin enerji altyapısının modernizasyonu ve dijitalleşmesi açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti. “Önümüzdeki 30 yılda enerji talebimiz üç kat artacak.

Bu nedenle, enerjiyi daha verimli kullanmak en temiz ve en ucuz kaynak olacaktır” diyen Bayraktar, Türkiye’nin yerli ve sürdürülebilir enerji yatırımlarına kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.

Stratejik Anlaşma ile Enerji Altyapısında Dönüşüm

Bugün gerçekleştirilen 11. Enerji Verimliliği Forum ve Fuarı kapsamında, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) ile Dünya Bankası arasında, Türkiye’nin elektrik iletim altyapısını modernize etmeyi hedefleyen yaklaşık 750 milyon dolarlık kredi anlaşması imzalandı. Bu anlaşma, ülkenin enerji iletim sistemini güçlendirmek ve dijitalleştirmek açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor.Proje kapsamında, iletim şebekesi güçlendirilecek ve yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu kolaylaştırılacak. Ayrıca, şebeke işletme ve yönetim sistemlerinin dijitalleştirilmesi ile enerji verimliliğinin artırılması ve şebeke yönetiminin iyileştirilmesi amaçlanıyor. TEİAŞ’ın teknik kapasitesini geliştirmek için sağlanan hibe desteği ise Türkiye’nin yüksek gerilim hatları ve yeni altyapı projeleri için fizibilite çalışmalarını kapsıyor.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, anlaşmanın Türkiye’nin enerji altyapısının modernizasyonu ve sürdürülebilir enerji hedeflerine ulaşılması açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, bu iş birliğinin hem ekonomik hem de teknolojik açıdan ülkenin enerji sektöründe önemli kazanımlar sağlayacağını belirtti.Sektörün Önde Gelen İsimleri Bir AradaEVF 2025’te kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşlarından yüzlerce uzman bir araya geldi. Gün boyu düzenlenen paneller, oturumlar ve teknik sunumlarda, enerji verimliliği, yeşil dönüşüm, yenilenebilir enerji teknolojileri ve karbon azaltımı gibi konular masaya yatırıldı.Ziyaretçiler ayrıca, fuar alanında yer alan yenilikçi ürün ve teknolojilerin sergilendiği stantları gezerek enerji sektöründeki son gelişmeleri yakından inceleme fırsatı buldu.Forum Fuar Yarın da Devam EdiyorEnerji Verimliliği Forum ve Fuarı, yarın da yoğun bir programla devam edecek. İkinci gününde; yerli üretim, enerji yönetimi, akıllı şebekeler ve finansal sürdürülebilirlik konularında paneller düzenlenecek. Etkinlik, enerji sektöründe farkındalık yaratmayı, yeni iş birlikleri geliştirmeyi ve Türkiye’nin enerji verimliliği hedeflerine katkı sunmayı amaçlıyor.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğal Taş Sektöründe Büyük Zirve Başlıyor

0

Uluslararası Mermer ve Doğal Taş Kongresi ve Sergisi (MERSEM’2025) Afyonkarahisar’da 23-25 Ekim 2025 tarihlerinde Afyon Kocatepe Üniversitesi Ahmet Necdet Sezer Kampüsü Atatürk Kongre Merkezi’nde sektör temsilcileri, akademisyenler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla düzenlenecek.

Yeşil madencilik ve dijital dönüşüm kaçınılmaz

Mermer ve doğal taşların, insanlık tarihi boyunca yapı ve dekorasyonun yanı sıra sanat ve sanayi alanlarında da kritik bir hammadde olarak kullanıldığına dikkati çeken Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, yeşil ve sürdürülebilir madencilik yaklaşımları ile otomasyon, akıllı teknolojiler ve bilişim çözümlerinin entegrasyonunun giderek daha fazla önem kazandığının altını çizdi.

MERSEM’2025’in sektördeki akademisyenler, sektör temsilcileri, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirmeyi hedeflediğine temas eden Alimoğlu, “MERSEM’25 kapsamında belirlenen kongre konularıyla sınırlı olmamak üzere; akademik, bilimsel, sektörel, teorik araştırmaların yanı sıra laboratuvar çalışmaları, saha deneyimleri ile sosyal ve politika alanındaki çalışmalar kongreye değer katacak” şeklinde konuştu.

Doğal taş ihracatında 2026 hedefi 2,5 milyar dolar

Türkiye’nin doğal taş sektöründe 2025 yılının ocak – ağustos döneminde doğal taş ihracatının yüzde 5’lik artışla 1 milyar 325 milyon dolara ulaştığı bilgisini veren Alimoğlu şöyle devam etti: “Ege Maden İhracatçıları Birliğimizin doğal taş ihracatıysa yüzde 10’luk artışla 458 milyon dolardan 523 milyon dolara çıktı. MERSEM’25 ve benzer organizasyonlarla sektörde oluşacak sinerjiyle ihracatta 2026 yılında 2,5 milyar dolara ulaşabileceğimize inanıyoruz.”

Bu yıl 12’ncisi düzenlenecek olan Uluslararası Mermer ve Doğal Taş Kongresi’nde Afyon Kocatepe Üniversitesi ve TMMOB Maden Mühendisleri Odası düzenleyici olarak yer alırken, Ege Maden İhracatçıları Birliği destek veren kurumlar arasında bulunuyor.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜREB Sanayici Paydaş Toplantısına İş Dünyasından Yoğun İlgi

0

Yatırımcılar, üreticiler ve sektör profesyonellerini bu kapsamda bir araya getiren TÜREB “Sanayici Paydaş Toplantısı” yoğun katılım ile gerçekleştirildi. Pomega Enerji Depolama Teknolojileri A.Ş. ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda; Türkiye’nin rüzgar enerjisindeki mevcut kapasitesi, yatırım stratejileri, küresel enerji dönüşümündeki konumu ve sektörün gelişim sürecine ilişkin güncel veriler kapsamlı şekilde değerlendirildi…

TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden başkanlığında gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Toplantısı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Sayın Ramazan Usta, toplantıya ev sahipliği yapan Pomega Enerji Depolama Teknolojileri A.Ş. CEO’su Sami Aslanhan ve TÜREB Yönetim Kurulu üyelerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Toplantıda bu yıl IV.Azerbaycan Enerji Forumu ile ortaklaşa gerçekleştirilen Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK) sonuç raporu da katılımcılar ile paylaşıldı. Bu yıl düzenlenen TÜREK kapsamında 38 ülkeden 3400 katılımcı kongreye yoğun ilgi gösterdi. 18 oturumda 212 konuşmacı sektöre dair önemli konu başlıklarını değerlendirerek sektör ilgilileri ile paylaştı.

Öğleden sonra iş dünyasından önemli isimlerin yoğun katılım gösterdiği TÜREB Sanayici Paydaş Toplantısı’na; TÜREB Sanayiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Gökhan Serdar öncülük ederken; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Sayın Ramazan Usta, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Daire Başkanı Sayın İbrahim Kütük, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama Genel Müdürlüğü Enerji Dairesi Başkanı Sayın Mustafa Yalçın da katıldı.

Toplantıda açıklamalarda bulunan TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden; “Bugün önemli gündem maddelerimiz; yerli malı tebliği, yerli sanayinin finansman güçlükleri ve olası finansman destek paketleri, YEKA’lar ve yerlilik şartları, depolamalı projelerde yerli ekipman destekleri, kulelerde yüzde 25 yerli saç kullanma zorunluluğunun ihracata olası etkileri ve yatırım teşvik belgeleri. Burada birlikte bu konuları değerlendirerek istişarelerde bulunacağız ve gerekli yol haritasını hep birlikte oluşturacağız” dedi.

TÜREB Sanayici Paydaş Toplantısı’nda yatırımcıların görüş ve önerileri ele alınırken, sektörün sürdürülebilir büyümesi için kamu-özel sektör iş birliğinin önemi vurgulandı. Türkiye’nin temiz enerjiye geçiş sürecinde kritik rol oynayan yatırımcılar bir araya getirilerek bilgi paylaşımı ve stratejik iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlandı.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sigarayı Bırakmayı Kolaylaştıran 7 Pratik Öneri!

0

Acıbadem International Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, sigaranın içeriğindeki zararlı maddeler nedeniyle vücudumuzdaki tüm organlara zarar verdiğini belirterek, “Sigaranın hasar oluşturmadığı hiçbir organ yoktur. Sigara içenlerin yüzde 90’ı, yani her 10 kişiden 1’i, hayatlarının herhangi bir döneminde sigaranın yol açmış olduğu sağlık problemiyle yüz yüze gelmektedirler” uyarısında bulunuyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, sigarayı bıraktıktan sonra hastalıklara yakalanma riskinin zamanla sigara içmeyenlere yakın düzeylere indiğini, bu nedenle sigarayı bırakmanın sağlık için atılacak en önemli adım olduğunu vurgulayarak, “Bu konuda, Sağlık Bakanlığı’na bağlı olan Sigara Bırakma Poliklinikleri, ilaç tedavisi ve motivasyonel destek sağlamaktadır. Ancak, sigarayı bırakmak için hangi yöntem uygulanırsa uygulansın, önemli olan kişinin kendi iradesiyle bırakma isteğidir” diye konuşuyor.

Akciğerlerden kalbe mideden saçlara…

Sigara, tüm organlara ciddi derecede zarar verirken, özellikle akciğerler üzerinde ölümcül riskler oluşturabiliyor. Öyle ki akciğer kanserinin yüzde 90’ından sigara sorumlu oluyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, sigaranın zararlarını şöyle sıralıyor:

Saçlarda dökülme, kırılmaCiltte kırışma, buruşma, erken yaşlanmaDişlerde bozulma ve çürüme, diş eti hastalıkları, ağız içi kanserleriSes teli kanseri, yutak kanseri, sinüzitYemek borusu, pankreas, karaciğer ve bağırsak kanserlerinin yanı sıra gastroösafageal reflü, peptik ülserKOAH, amfizem, astım, akciğer kanseri, akciğer kesecikleriyle ilgili hastalıklarKoroner arter hastalığı, aort anevrizması, Buerger hastalığıBöbrek ve mesane tümörleri, iktidarsızlıkJinekolojik kanserler, infertilite (kısırlık), düşük, erken doğum Kemik erimesiDiyabet, guatrGözlerde sarı nokta hastalığı, körlükRomatoid artrit, Raynaud hastalığıDemansAnksiyete, depresyon

“Arada tek tük sigara içeyim, bir şey olmaz” demeyin!

Sigarayı bırakmada en kritik nokta, sigarayı tam anlamıyla beyninizde bitirmektir. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, sigarayı bırakmak isterken yapılan önemli bir hatayı, “Eğer bir yanınız sigarayı bırakmak isterken, bir yanınız ‘arada tek tük sigara içeyim, bir şey olmaz’ derse, içmek isteyen tarafınız galip gelir ve düşündüğünüz gibi tek tük değil, eskiden içtiğiniz tempoda sigaraya devam edersiniz” sözleriyle anlatıyor.

SİGARAYI BIRAKMAYI KOLAYLAŞTIRAN 6 PRATİK ÖNERİ!

Sigarayı azaltmak bırakmaya yardımcı olabiliyor, ancak en etkin yöntem tam olarak bırakma tarihini belirlemek! Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, hedeflediğiniz tarihten önce sigarayı bırakma sürecine katkı sağlayacak olan önerileri ise şöyle özetliyor:

– Yakınlarınızdan destek alın: Ailenize ve arkadaşlarınıza sigarayı belirli bir tarihte bırakacağınızı söyleyin. Sigarayı bırakma tarihiniz üzerine bir arkadaşınızla bahse girin. Eşinizin veya arkadaşınızın sizinle birlikte sigarayı bırakmasını sağlayın.

– Sigaraya ulaşma imkanlarınızı kısıtlayın: Kartonlarca sigara almaktan vazgeçin. Diğer bir paketi almak için paketinizin boşalmasını bekleyin. Evde ve işyerinde üzerinizde sigara bulundurmaktan kaçının.

– Markaları değiştirin: İçimini kötü bulduğunuz bir sigara markasına geçiş yapın. Hedeflediğiniz bırakma tarihinden birkaç hafta önce katranı ve nikotini düşük bir sigara markasına geçin. Ancak miktarı arttırmayın, daha derin nefes almayın.

– İçtiğiniz sigaraların sayısını azaltın: Her sigaranın sadece yarısını için. Her gün ilk sigaranızı 1’er saat erteleyin. Sadece tek veya çift saat başlarında sigara için. Gün boyunca kaç sigara içeceğinizi kararlaştırın. Her ekstra sigara için kendinize para cezası verin.

– Alışkanlık nedeniyle sigara içmeyi önleyin: Gerçekten çok istediğiniz zaman sigara için. Alışkanlığınız yüzünden sigara yakmak üzere olduğunuz anları yakalayın.

– Sigara içmeyi sevimsiz hale getirin: Kül tablalarınızı boşaltmayın, sigara izmaritlerinizi cam bir kapta toplayın. Düşünmeden sigara yakıyorsanız, sigarayı aynanın karşısında yakmayı deneyin. Sigarayı sadece sizin için rahatsız edici ortamlarda için.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Galaxy Z Fold7 Ultra Yapay Zekâ Deneyimi İle Yaratıcılıkta Sınırları Zorluyor

0

Samsung Electronics’in yeni One UI 8 ile geliştirdiği Z serisi, katlanabilir forma göre optimize edilmiş akıllı ve çok boyutlu yapay zekâ araçlarıyla bir akıllı telefondan çok daha fazlasını sunuyor.Kolayca taşınabilen, büyük ve katlanabilir ekranıyla istendiği anda iş istasyonuna dönüşebilen tasarımıyla öne çıkan Galaxy Z Fold7, gelişmiş yapay zekâ özellikleriyle de dikkat çekiyor.Galaxy Z Fold7, özelleştirilmiş işlemcisiyle gerçek zamanlı dil çevirisi ve Generative Edits gibi cihaz üzerinde sunulan yapay zekâ işlemlerini hızlı ve sorunsuz hale getiriyor. Böylece daha fazla yapay zekâ işlemi kolayca yapılabiliyor.

Galaxy Z Fold7, büyük ekran için optimize edilmiş yapay zekâ destekli araçlarla profesyonel düzeyde bir yaratıcı stüdyosuna dönüşüyor. Kullanıcılar yapay zekâ desteğiyle fotoğraf ve videoları anında düzenleyebiliyor. Galaxy Z Fold7’nin sezgisel ve akıllı özellikleri, başka araçlara gerek kalmadan, fotoğrafları ve videoları profesyonel düzeyde içeriklere dönüştürüyor. Yapay zekâyla geliştirilen görüntüleme ışıklandırmayı, detayları ve görüntünün gerçekçiliğini otomatik olarak optimize ediyor. Böylece, düşük ışıklı ortamlarda bile fotoğraflar ve videolar net ve canlı çıkıyor.

Galaxy AI ile yaratıcı işler kolaylaşıyor

Photo Assist ile nesneleri taşımak, silmek veya büyütmek, açıları ayarlamak ve arka planları yapay zekâ teknolojisiyle istenildiği gibi doldurmak mümkün. Kullanıcılar, Portrait Studio ile portre fotoğraflarını tüm canlılığıyla çekebiliyor ve bunları Galaxy’nin gelişmiş Generative Edit özelliğiyle düzenleyebiliyor. Daha da akıllı yeteneklere kavuşan bu özellik, yeni Suggest Erases ile bir dokunuşla otomatik olarak yoldan geçenleri algılıyor. Böylece istenmeyen detaylar anında çerçeveden çıkarılıyor.

Side-by-Side Editing ve Show Original özellikleri, orijinal görüntüleri ve bunların düzenlenmiş versiyonlarını büyük ekranda gerçek zamanlı olarak karşılaştırmaya olanak tanıyor, böylece neyin değiştirileceğine ve neyin korunacağına karar vermek kolaylaşıyor. Audio Eraser da video kayıtlarındaki rüzgâr veya trafik gibi istenmeyen arka plan sesleri ortadan kaldırıyor.

Bağlamı algılayan ve doğal tepkiler veren yeni One UI 8, geniş ekranlı çoklu görev özelliği ile kullanıcının yazdıklarını, söylediklerini ve hatta gördüklerini anlayan akıllı araçları birleştiriyor. Gemini Live ise uygulamalar arasında geçiş yapmaya gerek kalmadan sorulara yanıt veriyor. Gemini Live’da yer alan ekran paylaşımı veya kamera paylaşımı özelliğiyle kullanıcılar Gemini uygulamasına ekranlarında veya kameralarında gördüklerini gösterip sorular sorabiliyor ve anında bilgi alabiliyor. Circle to Search ile kullanıcılar, aradıkları şeye kolayca ulaşabiliyor. Ekrandaki bir öğe daire içine alınınca, akıcı ve kesintisiz bir deneyim sunan kayan pencerede, talep edilen sonuçlar anında görünüyor.

Galaxy Z Fold7, katlanabilen geniş ekranın avantajlarını en üst düzeye çıkararak üretkenliği artıran bir deneyim sunuyor. AI Results View, yapay zekâ özelliklerinin sonuçlarını ayrı bir Split View ya da Floating Viewekranında gösteriyor. Böylece orijinal içerikler görünür kalıyor. Multi Window’dan doğrudan alınan görüntüler ve metinler de dahil olmak üzere yapay zekâyla oluşturulmuş içerikleri sürükleyip bırakarak daha verimli çalışmak mümkün oluyor. Drawing Assist veya Writing Assist gibi araçlarla, fikirler ve görüntüler daha kolay hayata geçiriyor ve yaratıcı süreçler kolaylaşıyor.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı