Perşembe, Eylül 17, 2026
Google search engine
Ana Sayfa Blog Sayfa 19

ENKA Vakfı Tiyatroya Desteğini Sürdürüyor

0

2024’te Avignon Festivali’ndeki dünya prömiyerinde büyük beğeni toplayan, Fransız ulusal eleştirmenler tarafından verilen 2025 Eleştirmen Ödülleri kapsamında, en iyi bölgesel yapım ödülü olan Prix Georges-Lerminier’ye layık görülen Biz Kimiz?, Ben Kimim? ve Neredeyiz? başlıklarını taşıyan üçlemenin ilk parçasını oluşturuyor. “Kazanan biziz. Şimdi neyi değiştireceğiz?” sorusunun yanıtını arayan gösteri, dansçıları, müzisyenleri, oyuncuları, akrobatları, seramikçileri ve clown’ları aynı sahnede buluşturarak izleyicilere sınırları aşan bir deneyim sunuyor. Gösteride, sözler, figürler, müzik ve dans birleşiyor, günümüz toplumsal meseleleri, modern dünyanın çelişkileri ve umutları sahneye taşınıyor.

Hem büyüleyici görselliği hem de derin felsefi sorularıyla sanatseverlere unutulmaz bir deneyim vaat eden Biz Kimiz?, ENKA Vakfı’nın destekleriyle, 22 Ekim Çarşamba ve 23 Ekim Perşembe 20.30’da Zorlu PSM Turkcell Platinium Sahnesi’nde izlenebilir.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Verimliliği Alanında Fark Yaratan Sanayi Kuruluşları Ödüllendirildi

0

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından düzenlenen yarışmaya, Türkiye’nin çeşitli illerinde faaliyet gösteren 32 endüstriyel işletme, toplam 41 proje ile katıldı.
Projeler, işletmelerin yıllık enerji tüketimlerine göre farklı kategorilerde değerlendirildi. Bakanlık yetkilileri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği temsilcileri ve akademisyenlerden oluşan jüri, yenilikçi ve teknolojik çözümleriyle öne çıkan 7 projeyi ödüle layık buldu.

SENVER’25 kapsamında ödüle hak kazanan TOFAŞ ve TÜPRAŞ ödüllerini Enerji Verimliliği Forum ve Fuarının açılış töreninde Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’dan aldılar. Dereceye girerek diğer firmalarda ödüllerini forum ve fuarın ilk akşamında gerçekleşen gala yemeğinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcıları Sn. Abdullah Tancan, Sn. Ahmet Berat Çonkar ve Sn. Nevzat Şatıroğlu’ndan aldılar.

Enerjisini Verimli Kullanan Sanayi Kuruluşları Ödüllendirildi

Yıllık toplam enerji tüketimi 1.001 TEP ila 50.000 TEP arasında olan firmalar arasında ödül kazananlar:

TOFAŞ – Yapay Zekâ Destekli Enerji Merkezi Isıtma Sistemi: Dış Hava Optimizasyonu ile Verimlilik ve Sürdürülebilirlik Projesi

Hekimhan Madencilik İthalat İhracat San. ve Tic. A.Ş. – Kömür Değirmeni Enerji Verimliliği Projesi

Brisa Bridgestone Sabancı Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (İzmit Fabrikası) – İklimlendirmede Atık Isı Geri Dönüşüm Projesi

Jüri Özel Ödülü ise “Tesis İçerisinde Buhar Verimliliği Projeleri” ile Marsa Yağ Sanayi ve Tic. A.Ş.’ye verildi.

Yıllık toplam enerji tüketimi 50.001 TEP ve üzeri olan firmalarda ödül kazananlar ise şöyle:

TÜPRAŞ Kırıkkale Rafinerisi – Kırıkkale Rafinerisi Enerji Verimliliği Çalışmaları

Petkim Petrokimya Holding A.Ş. – Enerji LP ve Kolon Optimizasyonu Projesi

Nuh Çimento Sanayi A.Ş. – Koca Yusuf Çoklu Hava Şoklama Sistemi Projesi

Enerji Verimliliği Fuarı Devam Ediyor

Enerjimiz Verimli, Geleceğimiz Güvenli” temasıyla düzenlenen Enerji Verimliliği Forum ve Fuarı, sektörün öncü kurumlarını, uzmanları ve akademisyenleri bir araya getirmeye devam ediyor. İkinci gününde; yerli üretim, enerji yönetimi, akıllı şebekeler ve finansal sürdürülebilirlik konularında paneller düzenleniyor. Etkinlik, enerji sektöründe farkındalık yaratmayı, yeni iş birlikleri geliştirmeyi ve Türkiye’nin enerji verimliliği hedeflerine katkı sunmayı amaçlıyor.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Finansal Denge, Güven ve Huzurun Yeni Tanımı: Finansal Wellbeing

0

GG & Trusted Advisors Kurucusu Gamze Gedikoğlu, ‘finansal wellbeing’ kavramının Türkiye’deki öncü isimlerinden biri. Ona göre bu kavram, yalnızca rakamların değil, yaşamın merkezinde yer alan bir farkındalık halidir:

“Finansal wellbeing, bir varış noktası değil; yaşamın ritmine eşlik eden bir bilinç durumudur. Asıl güç; bilgi, farkındalık ve planlamayı birleştirip parayı, yaşamın kontrolünü kazanmanın aracına dönüştürebilmektir.” — Gamze Gedikoğlu

Kaostan Wellbeing’e Uzanan Yolculuk

Finansal kaos, yaşamın kontrolünü başkalarına bırakmanın sonucu olarak ortaya çıkan belirsizlik ve savrulma halidir.

Finansal kaçınma, karar vermeyi erteleyerek sorunları görmezden gelen bir tutumu temsil eder.

Finansal farkındalık, bireyin para akışını anlamaya ve mali yaşamını sistemli biçimde şekillendirmeye başladığı aşamadır.

Finansal istikrar, bütçenin dengelendiği, tasarruf ve yatırım bilincinin yerleştiği güvenli temeldir.

Finansal güvenlik, temel ihtiyaçların ve acil durumların karşılanabildiği, finansal gücün ve dayanıklılığın kazanıldığı aşamadır.

Finansal bağımsızlık, bireyin kendi yaşam hedefleri doğrultusunda özgürce karar alabildiği bir dönemi ifade eder.

Finansal özgürlük, bireyin yaşamı boyunca maddi güvenliğini sağlamış olması ve kendi değerleri ile hedefleri doğrultusunda özgürce bir yaşam tasarlayabilmesidir. Bu aşama, para kaygısından bağımsız kararlar alarak zamanını ve kaynaklarını kendisi için anlamlı olana yönlendirebildiği olgun bir finansal denge durumunu ifade eder.

Finansal wellbeing, bireyin finansal anlamda tamamen güven ve huzur hissinde olduğu aşamadır. Yalnızca finansal durumu açısından değil, hayatta duygusal tatmin ve yaşam amacına ulaşmıştır. Bu evrede para, bir amaç değil; değerlerle uyumlu bir yaşamın destekçisidir.

Türkiye İçin Yeni Bir Gündem

Birçok ülke, finansal wellbeing’i kamu politikalarına ve kurumsal programlara entegre etmiş durumda. Türkiye’de ise kavram yeni yeni gündeme geliyor. Gedikoğlu, uluslararası deneyimiyle bireylerin finansal farkındalıklarını artırmayı ve wellbeing yaklaşımını sürdürülebilir bir yaşam stratejisine dönüştürmelerine katkı sağlamayı hedefliyor:

Gedikoğlu’na göre bu noktaya ulaşmanın en sağlam temeli, 2000’li yıllardan itibaren dünyada çok yaygın olarak uygulanan kişiye özel finansal planlama metodolojilerinin bütünsel varlık yönetimi stratejileriyle entegre edilmesidir.

Finansal wellbeing, daha dengeli ve anlamlı bir yaşam için güçlü bir pusuladır ve yaşam doyumunu da etkileyen bütünsel bir olgudur. Objektif göstergelerin yanı sıra bireyin algıları ve psikolojik dayanıklılığı da bu denklemin ayrılmaz parçasıdır.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara’ya Müjde: Kızılay–Esenboğa Metro Hattı Hayata Geçiyor

0

ATO Başkanı Baran, yazılı bir açıklama yaparak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun ATO’ya gerçekleştirdiği ziyaret hakkında bilgi verdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği yatırımlarla yolları, şehirleri ve insanları birbirine bağlarken, Türkiye ekonomisine çok önemli katkılar yaptığını kaydeden Baran, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız, projelerini hayata geçirirken Türkiye’nin geleceğini de inşa ediyor” dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VE BAKAN URALOĞLU’NA TEŞEKKÜR

Baran, Bakan Uraloğlu’nun ziyareti sırasında, Kızılay-Esenboğa metro hattı inşaatının, yatırım planına alındığı ve 2026 yılı içinde yapımına başlanmasının planlandığının müjdesini verdiğini de bildirerek, “Ankara Ticaret Odası olarak direkt uçuş ve HUB konusunu yıllardır gündemimizin ilk sırasına koyuyor ve bu konuda çalışmalar yürütüyoruz. Üyelerimizin Kızılay-Esenboğa Havalimanı arasında metro hattı yapılmasına ilişkin taleplerini, bu yılın Mayıs ayında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ATO’yu ziyareti sırasında da zat-ı alilerine arz etmiştik” diye konuştu.

Kızılay-Esenboğa metro hattının, Pursaklar ve Akyurt başta olmak üzere hat üzerinde yer alan yerleşim yerleri için de büyük önem taşıdığını, Ankara’nın trafik yükünü azaltacağını kaydeden Baran, “İç ve dış hatları bir arada bulunduran Esenboğa Havalimanı, Türkiye’nin yolcu trafiği açısından en büyük dördüncü havalimanı durumunda ve geçen yıl yaklaşık 13 milyon yolcu ile neredeyse Ankara nüfusunun iki katı kadar yolcu trafiği gerçekleşti. Halen yürütülen çalışmalarla Esenboğa’dan yurtdışına direkt ulaşılan destinasyon sayısı da artıyor. 21 üniversitemiz var ve bu üniversitelere dünyanın çeşitli ülkelerinden 20 binden fazla öğrenci geliyor. Ankara’mızın ticarette, turizmde, sağlıkta daha da gelişmesi ancak ulaşımın kolaylaşmasıyla mümkün. Şehrimizdeki trafik yoğunluğu da dikkate alındığında metronun bir ihtiyaç olduğu görülüyor. Ankara’mıza çağ atlatacak ve çehresini değiştirecek bu önemli yatırım için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’na ve tüm emeği geçenlere teşekkür ederiz” dedi.

Son yıllardaki gelişimiyle Ankara’nın, başkent olmasının yanı sıra, aynı zamanda sanayi, teknoloji, savunma ve hizmet sektörlerinin yoğunlaştığı güçlü bir ekonomik merkez durumuna geldiğine dikkat çeken Baran, “Ankara Ticaret Odası olarak bu gücün sürdürülebilir şekilde büyümesi için ulaştırma alanındaki entegrasyonun artarak devam etmesi gerektiği kanaatindeyiz” dedi.

ATO’yu ziyaretinde Bakan Uraloğlu’na, Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Yalçın Eyigün, Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Murat Baştor, TCDD Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Civan, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Hava Ulaştırma Daire Başkanı Mehmet Sefa Ceyhan, Strateji Geliştirme Başkanı Mücahit Arman, Özel Kalem Müdürü Semih Karaca ve Bakan Danışmanı Musa Saka eşlik ederken, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, Meclis Başkan Yardımcısı Ali İhsan Özdemir ile Yönetim Kurulu Üyeleri Adem Ali Yılmaz, Ali Yıldız, Ahmet Akça, Ali İhsan Güçlü, Halil İlik ve Yasin Özyolu da görüşmede yer aldı.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mini Dizi “We Were The Lucky Ones” 8 Ekim’den İtibaren Çarşamba Günleri 21.30’da FX Ekranlarında İzleyicilerle Buluşmaya Başlıyor!

0

Georgia Hunter’ın New York Times çok satan romanından televizyona uyarlanan “We Were the Lucky Ones”, İkinci Dünya Savaşı’nın başında ayrı düşen bir Yahudi ailenin gerçek hikayesinden esinlenen bir mini dizidir. 

Hayatta kalmak ve yeniden bir araya gelmek için ellerinden gelen her şeyi yapan bu aileyi kıtalar boyunca takip eden dizi ‘We Were the Lucky Ones’, 8 Ekim’den itibaren çarşamba günleri saat 21.30’da FX ekranlarına gelmeye başlıyor.

Dramadan korkuya, animasyondan bilim kurgu ve fantastiğe, polisiyeden aksiyondan ve komediye kadar birçok farklı kategoride yapıma ev sahipliği yapan FX; renkli ve çeşitli bir dünyanın kapılarını aralıyor. FX kanalı; D-Smart, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izlenebiliyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sigara içen her 10 kişiden 9’u tehlike altında!

0

Sigara dumanında bulunan 7 binden fazla kimyasal maddenin en az 70’i kanserojen etkisi taşıyor. Arsenik, hidrojensiyanid, kadmiyum, benzen, nitrozaminler ve krom gibi maddeler, sigaranın sağlığa verdiği zararın en tehlikeli bileşenleri arasında yer alıyor. Acıbadem International Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, sigaranın içeriğindeki zararlı maddeler nedeniyle vücudumuzdaki tüm organlara zarar verdiğini belirterek, “Sigaranın hasar oluşturmadığı hiçbir organ yoktur. Sigara içenlerin yüzde 90’ı, yani her 10 kişiden 1’i, hayatlarının herhangi bir döneminde sigaranın yol açmış olduğu sağlık problemiyle yüz yüze gelmektedirler” uyarısında bulunuyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, sigarayı bıraktıktan sonra hastalıklara yakalanma riskinin zamanla sigara içmeyenlere yakın düzeylere indiğini, bu nedenle sigarayı bırakmanın sağlık için atılacak en önemli adım olduğunu vurgulayarak, “Bu konuda, Sağlık Bakanlığı’na bağlı olan Sigara Bırakma Poliklinikleri, ilaç tedavisi ve motivasyonel destek sağlamaktadır. Ancak, sigarayı bırakmak için hangi yöntem uygulanırsa uygulansın, önemli olan kişinin kendi iradesiyle bırakma isteğidir” diye konuşuyor. 

Akciğerlerden kalbe mideden saçlara… 

Sigara, tüm organlara ciddi derecede zarar verirken, özellikle akciğerler üzerinde ölümcül riskler oluşturabiliyor.  Öyle ki akciğer kanserinin yüzde 90’ından sigara sorumlu oluyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, sigaranın zararlarını şöyle sıralıyor: 

  • Saçlarda dökülme, kırılma
  • Ciltte kırışma, buruşma, erken yaşlanma
  • Dişlerde bozulma ve çürüme, diş eti hastalıkları, ağız içi kanserleri
  • Ses teli kanseri, yutak kanseri, sinüzit
  • Yemek borusu, pankreas, karaciğer ve bağırsak kanserlerinin yanı sıra gastroösafageal reflü, peptik ülser
  • KOAH, amfizem, astım, akciğer kanseri, akciğer kesecikleriyle ilgili hastalıklar
  • Koroner arter hastalığı, aort anevrizması, Buerger hastalığı
  • Böbrek ve mesane tümörleri, iktidarsızlık
  • Jinekolojik kanserler, infertilite (kısırlık), düşük, erken doğum 
  • Kemik erimesi
  • Diyabet, guatr
  • Gözlerde sarı nokta hastalığı, körlük
  • Romatoid artrit, Raynaud hastalığı
  • Demans
  • Anksiyete, depresyon

“Arada tek tük sigara içeyim, bir şey olmaz”   demeyin!

Sigarayı bırakmada en kritik nokta, sigarayı tam anlamıyla beyninizde bitirmektir. Göğüs  Hastalıkları Uzmanı Prof.  Dr. Bülent Tutluoğlu, sigarayı bırakmak isterken yapılan önemli bir hatayı, “Eğer bir yanınız sigarayı bırakmak isterken, bir yanınız   ‘arada tek tük sigara içeyim, bir şey olmaz’ derse, içmek isteyen tarafınız galip gelir ve düşündüğünüz gibi tek tük değil, eskiden içtiğiniz tempoda sigaraya devam edersiniz” sözleriyle anlatıyor. 

SİGARAYI BIRAKMAYI KOLAYLAŞTIRAN 6 PRATİK ÖNERİ!

Sigarayı azaltmak bırakmaya yardımcı olabiliyor, ancak en etkin yöntem tam olarak bırakma tarihini belirlemek! Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, hedeflediğiniz tarihten önce sigarayı bırakma sürecine katkı sağlayacak olan önerileri ise şöyle özetliyor: 

Yakınlarınızdan destek alın: Ailenize ve arkadaşlarınıza sigarayı belirli bir tarihte bırakacağınızı söyleyin. Sigarayı bırakma tarihiniz üzerine bir arkadaşınızla bahse girin. Eşinizin veya arkadaşınızın sizinle birlikte sigarayı bırakmasını sağlayın. 

Sigaraya ulaşma imkanlarınızı kısıtlayın:  Kartonlarca sigara almaktan vazgeçin. Diğer bir paketi almak için paketinizin boşalmasını bekleyin. Evde ve işyerinde üzerinizde sigara bulundurmaktan kaçının.

Markaları değiştirin: İçimini kötü bulduğunuz bir sigara markasına geçiş yapın. Hedeflediğiniz bırakma tarihinden birkaç hafta önce katranı ve nikotini düşük bir sigara markasına geçin. Ancak miktarı arttırmayın, daha derin nefes almayın.

İçtiğiniz sigaraların sayısını azaltın: Her sigaranın sadece yarısını için. Her gün ilk sigaranızı 1’er saat erteleyin. Sadece tek veya çift saat başlarında sigara için. Gün boyunca kaç sigara içeceğinizi kararlaştırın. Her ekstra sigara için kendinize para cezası verin. 

 

Alışkanlık nedeniyle sigara içmeyi önleyin: Gerçekten çok istediğiniz zaman sigara için. Alışkanlığınız yüzünden sigara yakmak üzere olduğunuz anları yakalayın. 

Sigara içmeyi sevimsiz hale getirin: Kül tablalarınızı boşaltmayın, sigara izmaritlerinizi cam bir kapta toplayın.  Düşünmeden sigara yakıyorsanız, sigarayı aynanın karşısında yakmayı deneyin. Sigarayı sadece sizin için rahatsız edici ortamlarda için. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osmangazili Taekwondocudan Bronz Madalya

0

Osmangazi Belediyespor Taekwondo Takımı sporcularından Şevval Melek Kanbur, Selami Ateş Türkiye Kulüpler Taekwondo Şampiyonası’nda bronz madalya sahibi oldu.

Artan sporcu sayısı ve yenilikleriyle kendini geliştirmeye devam eden Osmangazi Belediyespor, Türkiye Taekwondo Federasyonu’nun 2025 yılı faaliyet programında yer alan Selami Ateş Türkiye Kulüpler Taekwondo Şampiyonası’nda göz doldurdu. 70 ilden bin 750 sporcunun boy gösterdiği turnuva kıyasıya mücadelelere sahne olurken, Osmangazili taekwondocu müsabakaya damga vurdu. Tatamiye 57 kilogramda çıkan Şevval Melek Kanbur, gösterdiği üstün performans ile üçüncülük kürsüsüne oturdu.

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, gelecek vaat eden genç sporcu ile antrenörünü yürekten kutladı.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Öğrenciler, Kitap Fuarı’na koşuyor

0

Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, 4 Ekim’de kapılarını açtı. İlk günden itibaren binlerce kitapseverin ziyaret ettiği fuarda 7’de 70’e her yaştan insana rastlamak mümkün. Kocaeli’nin tüm ilçelerinden fuara akın eden öğrenciler ise kendi yaşlarına uygun hikâye, masal ve ders kitaplarını bulmanın sevincini yaşıyor.

ÖĞRENCİLERDEN FUARA YOĞUN İLGİ

Her gün binlerce kitapseveri ağırlayan Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, her yıl olduğu gibi bu yıl da öğrencilerin ziyaretleri ile renkli görüntülere sahne oluyor. Kocaeli genelinde tüm ilçelerden gelen öğrenciler, öğretmenleri eşliğinde fuar alanını ziyaret ederek kitaplarla iç içe bir gün geçirdi. Sevdikleri kitapları ulaşma şansı yakalayan öğrenciler, edebiyat dünyasına dair yeni ufuklar edindi.

OKUL ÇANTALARI KİTAP İLE DOLDU

Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’na akın eden öğrenciler, yaş gruplarına uygun kitapları inceleyip, sevdikleri eserleri satın alma fırsatı buldu. Anaokulundan ilkokula, ortaokuldan lise öğrencilerine kadar yoğun ilgi gören fuarda öğrenciler, stantları gezerek hem okumak istedikleri kitapları seçti hem de kitap sevgilerini pekiştirdi. Öğrenciler fuar sonunda ellerinde rengârenk kitaplarla alandan mutlu bir şekilde ayrıldı.

ÖĞRENCİLER FUARA GÜVENLE ULAŞIYOR

İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından planlanan okullardan öğrenciler için Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’na özel otobüs seferleri gerçekleştiriliyor. Öğrenciler, Kongre Merkezi Alt Yolu üzerinde servislerinden inerken, servis araçları öğrencilerin fuar gezileri sürecinde İnternteks Fuar Alanı’na park ediliyor. Bu sayede fuar alanı çevresinde trafik yoğunluğunun önüne geçilirken, öğrencilerin güvenli, hızlı ve konforlu şekilde gezilerini tamamlaması sağlanıyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 2024

0

Araştırma kapsamında 15-59 yaş grubundaki 18 bin 275 kadın ile görüşüldü

Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına, TÜBİTAK 1007 – Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında Marmara Üniversitesi ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) iş birliğinde gerçekleştirilmiştir.

Araştırma ile Türkiye’de kadına yönelik şiddete ilişkin mevcut durum, risk faktörleri, sonuç ve etkiler, mücadele yöntemleri ile algı, tutum ve farkındalığın ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırmanın alan uygulaması, 18 Kasım 2024 – 31 Ocak 2025 tarihleri arasında Türkiye genelinde TÜİK tarafından gerçekleştirilmiştir.

Araştırma kapsamında, 15-59 yaş grubunda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı en az bir kadın fert bulunan 22 bin 110 örnek hane belirlenmiştir. Örneklem tasarımı, İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 1. Düzeye göre 12 bölge ve TÜİK tarafından güncel ihtiyaçlar doğrultusunda revize edilen yeni kent-kır sınıflaması bazında tahmin üretecek şekilde belirlenmiştir. Veriler, örnek hanelerde yaşayan 18 bin 275 kadın ile yapılan bilgisayar destekli yüz yüze görüşmelerden elde edilmiştir.

Seçilen hanelerde yaşayan kadınlara şiddet deneyimi ve geçmişi, sağlık, çalışma hayatı ve ekonomik durum, kurumsal hizmet ve politikalar hakkında farkındalık gibi konularda sorular içeren bir anket uygulanmıştır. Bu araştırmada sadece eş/eski eş/birlikte olduğu kişi tarafından uygulanan şiddetle sınırlı kalınmamış; tüm aile üyeleri, sosyal çevre, yabancı biri ve diğer kişiler tarafından kadına uygulanan şiddet de ayrıntılı olarak derlenmiştir.

Şiddet türleri olarak fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şiddet, ısrarlı takip ve dijital şiddet hem yaşamın herhangi bir dönemi hem de son 12 aylık dönem olarak incelenmiştir. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte şiddetin yeni bir görünümü olarak ortaya çıkan dijital şiddet ile son 12 aylık dönemdeki ısrarlı takip kapsama ilk kez dâhil edilmiştir.

Araştırma sonuçlarından elde edilen temel bulgular aşağıda verilmiştir.

Yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete uğramış kadınların oranı %12,8 oldu

Yaşamının herhangi bir döneminde kadınların %28,2’si psikolojik, % 18,3’ü ekonomik, % 12,8’i ise fiziksel şiddete uğradı.

Şiddet türüne göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların oranı, 2024

*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.

Yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete en fazla %14,7 ile 35-44 yaş grubundaki kadınlar maruz kaldı

Tüm şiddet türleri yaş grubuna göre incelendiğinde, yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete en yüksek oranda 35-44 yaş grubundaki kadınlar maruz kaldı. Bu yaş grubunu sırasıyla %14,3 ile 45-59 yaş grubundaki kadınlar; %11,9 ile 25-34 yaş grubundaki kadınlar takip etti.

Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların, yaş grubu ve şiddet türüne göre oranı, 2024

*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.

Yaşamının herhangi bir döneminde psikolojik şiddet en çok %62,1 ile boşanmış kadınlarda görüldü

Yaşamının herhangi bir döneminde maruz kalınan şiddet değerlendirildiğinde, boşanan kadınların %62,1’i psikolojik, %42,5’i ekonomik, %41,5’i ise fiziksel şiddete maruz kalırken; evli kadınların %26,4’ü psikolojik, %19,9’u ekonomik, %11,6’sı ise fiziksel şiddete maruz kaldı. Hiç evlenmeyen kadınların %25,7’si psikolojik şiddete, %14,2’si dijital şiddete, %13,4’ü ise ısrarlı takibe maruz kaldı.

Medeni duruma ve şiddet türüne göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların oranı (%), 2024

*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.

Kadına dijital şiddeti uygulayanlar arasında %62,3 ile ısrarlı takip uygulayanlar arasında ise %39,6 ile “yabancı biri” ilk sırada yer aldı

Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınlar, şiddeti uygulayan kişilere göre incelendiğinde, dijital şiddette yabancı biri %62,3 ile ilk sıradayken, eş/eski eş/birlikte olduğu kişi %15,7 ile ikinci sırada yer aldı. Israrlı takipte ise ilk sırayı %39,6 ile yabancı biri alırken, ikinci sırayı %32,1 ile eş/eski eş/birlikte olduğu kişi aldı.

Yaşamının herhangi bir döneminde dijital şiddet ve ısrarlı takibi uygulayanlara göre oranlar (%), 2024

Ekonomik şiddet en az %8,9 ile yükseköğretimi tamamlayan kadınlarda görüldü

Yaşamının herhangi bir döneminde ekonomik şiddete maruz kalan kadınlar tamamlanan eğitim durumuna göre incelendiğinde, bir okul bitirmeyen kadınlar %31,8 ile ilk sırada yer alırken, yükseköğretimi tamamlayan kadınlar ise %8,9 ile son sırada yer aldı.

Tamamlanan eğitim seviyesine göre yaşamının herhangi bir döneminde ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların oranı, 2024

İstihdamdaki kadınlar arasında şiddete maruz kalanların en çok özel sektörde çalıştığı görüldü

Yaşamının herhangi bir döneminde psikolojik şiddete maruz kalan kadınlar çalışılan sektöre göre incelendiğinde, %34,0’ünün özel sektörde; %31,9’unun ise kamu sektöründe çalıştığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalan kadınların ise %21,1’inin özel sektörde; %10,6’sının ise kamu sektöründe çalıştığı görüldü.

Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalan kadınların çalışılan sektöre ve şiddet türüne göre oranı, 2024

*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.

İBBS-1 Düzeyinde fiziksel şiddetin en yoğun olduğu bölge Kuzeydoğu Anadolu oldu

Yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kalan kadınların oranı İBBS-1 düzeyine göre incelendiğinde, fiziksel şiddetin en çok görüldüğü bölge %25,9 ile Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi iken en düşük olduğu bölge ise %8,8 ile Ortadoğu Anadolu Bölgesi oldu.

İBBS-1 Düzeyinde yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kalan kadınların oranı, 2024

Son 12 ayda fiziksel şiddete maruz kalmış kadınların oranı %2,6 oldu

Son 12 ayda kadınların %11,6’sı psikolojik şiddete, %3,7’si dijital şiddete, %3,2’si ekonomik şiddete, %3,1’i ısrarlı takibe, %2,6’sı fiziksel şiddete, %0,9’u cinsel şiddete maruz kaldı. Şiddet türleri arasında birinci sırayı psikolojik şiddet alırken ikinci sırayı dijital şiddet aldı.

Son 12 ayda şiddete maruz kalmış kadınların şiddet türüne göre oranı, 2024 

*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.

Son 12 ayda psikolojik şiddet en çok %12,2 ile yoğun kentte yaşayan kadınlarda görüldü

Son 12 ayda şiddete maruz kalan kadınlar şiddet türüne göre incelendiğinde, yoğun kentte yaşayan kadınların %12,2’si psikolojik, %4,2’si dijital şiddete, %3,4’ü ısrarlı takibe maruz kalırken; orta yoğun kentte yaşayan kadınların %9,1’i psikolojik, %3,0’ı dijital, %2,9’u ekonomik şiddete; kırda yaşayan kadınların ise %10,8’i psikolojik, %3,7’si ekonomik, %2,6’sı fiziksel şiddete maruz kaldı.

Son 12 ayda şiddete maruz kalmış kadınların kent-kır sınıflaması ve şiddet türüne göre oranı, 2024

*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.

Kadınlarda yaş grubu arttıkça son 12 ayda şiddete maruz kalmada azalma eğilimi görüldü

Tüm şiddet türleri yaş grubuna göre incelendiğinde, son 12 ayda en yüksek oranda şiddete 15-24 yaş grubundaki kadınlar maruz kaldı. Son 12 ayda psikolojik şiddet %15,2 ile en çok 15-24 yaş grubundaki kadınlarda; en az %9,4 ile 45-59 yaş grubundaki kadınlarda görüldü.

Son 12 ayda şiddete maruz kalmış kadınların, yaş grubu ve şiddet türüne göre oranı, 2024

*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.

Son 12 ayda dijital şiddet en çok 15-24 yaş grubundaki kadınlarda görüldü

Dijital şiddet en çok %7,3 ile 15-24 yaş grubundakiler kadınlarda görüldü. Bu yaş grubunu sırasıyla %4,1 ile 25-34 yaş grubundaki; %3,2 ile 35-44 yaş grubundaki kadınlar izledi.

Son 12 ayda ekonomik şiddet en çok %5,3 ile bir okul bitirmeyen kadınlarda görüldü

Son 12 ayda kadınların maruz kaldığı ekonomik şiddet oranı incelendiğinde, %5,3 ile bir okul bitirmeyen kadınların ilk sırada yer aldığı, bunu %5,1 ile ortaokul; %3,2 ile lise; %3,1 ile ilkokul; %1,5 ile yükseköğretim mezunu kadınların takip ettiği görüldü.

Son 12 ayda şiddete maruz kalmış kadınların, tamamlanan eğitim seviyesine ve şiddet türüne göre oranı, 2024

*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.

Son 12 ayda psikolojik şiddete %10,2 ile en düşük oranla evli kadınların maruz kaldığı görüldü

Medeni duruma göre kadınların maruz kaldığı şiddet incelendiğinde, son 12 ayda fiziksel şiddete maruz kalan kadınların oranı sırasıyla %5,2 ile boşananlar; %3,1 ile hiç evlenmeyenler; %2,1 ile evliler oldu. Son 12 ayda ısrarlı takibe maruz kalan kadınların oranı sırasıyla %7,3 ile boşananlar; %5,7 ile hiç evlenmeyenler ve %1,8 ile evliler oldu.

Son 12 ayda şiddete maruz kalmış kadınların, medeni duruma ve şiddet türüne göre oranı, 2024

*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.

En çok belirtilen şiddet nedeni %21,7 ile erkeğin öfke kontrol sorunu oldu

Eşi veya birlikte olduğu kişinin fiziksel ve/veya cinsel şiddetine maruz kalan kadınların belirttiği şiddet nedenleri incelendiğinde, erkeğin öfke kontrolü %21,7 ile ilk sırada yer alırken, erkeğin yetiştirilme tarzı %13,3 ile ikinci, maddi sıkıntı ise %13,0 ile üçüncü sırada yer aldı.

Eşi veya birlikte olduğu kişinin fiziksel ve/veya cinsel şiddetine maruz kalmış kadınların, şiddet nedenlerine göre oranı, 2024

Erkeğin öfke kontrol sorunu olduğunu belirtenlerin %28,3’ü 25-34 yaş grubundaki kadınlar oldu

Eşi veya birlikte olduğu kişinin fiziksel ve/veya cinsel şiddetine maruz kalmış kadınların uğradığı şiddet davranışının nedeni olarak erkeğin öfke kontrol sorunu olduğunu belirtenlerin %28,3’ünün 25-34 yaş grubundaki kadınlar olduğu görüldü. Şiddet davranışının nedeni olarak maddi sıkıntıyı belirtenlerin %15,1’inin 45-59 yaş grubundaki kadınlar; erkeğin kadını kıskanmasını belirtenlerin %14,1’inin 15-24 yaş grubundaki kadınlar olduğu görüldü.

Şiddetin nedeni olarak belirtilen; maddi sıkıntı, erkeğin alkollü içki etkisinde olması, erkeğin ailesiyle sorunlar, erkeğin iş sorunları kadının yaşının artmasıyla artarken; erkeğin kadını kıskanması kadının yaşı artarken azaldı.

Eşi veya birlikte olduğu kişinin fiziksel ve/veya cinsel şiddetine maruz kalmış kadınların, şiddet nedenlerine ve kadının yaş grubuna göre oranı, 2024

Kadınların %31,8’i en son yaşadığı şiddet davranışını kendi ailesinden bir kadınla paylaştı

Eşi veya birlikte olduğu kişinin şiddetine maruz kalan kadınlar bu durumu; ilk sırada %31,8 ile kendi ailesinden bir kadınla, ikinci sırada %10,2 ile kadın bir arkadaş/tanıdıkla, üçüncü sırada ise %4,4 ile eşinin ailesinden bir kadınla paylaştı. Kadınların %47,7’si ise eşi veya birlikte olduğu kişinin kendisine uyguladığı en son şiddet davranışını kimseye anlatmadı.

Eşi veya birlikte olduğu kişinin en son şiddetini anlatma durumu ve ilk paylaştığı kişiye göre kadınların oranı (%), 2024

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ozan Kartal’dan geleneksel ritimlere modern yorum: ‘Zeibeck In The Desert’ yayında!

0

Türkiye’nin en deneyimli ve başarılı perküsyonistlerinden Ozan Kartal, uzun zamandır beklenen ilk solo projesi Zeibeck In The Desert şarkısını müzikseverlerle buluşturdu.

Sibel Can’dan Ebru Gündeş’e, Hakan Altun’dan Semicenk’e kadar Türkiye’nin dev isimlerine sahne ve stüdyoda eşlik eden, uluslararası projelerle ritim evrenini genişleten Kartal, birikimini kendi özgün projesi “Zeibeck In The Desert” ile taçlandırıyor.

Geçmişin Mirası, Geleceğin Ritimleriyle Buluşuyor!

Vurmalı enstrümanlardaki ustalığını modern elektronik sound’larla harmanlayan Ozan Kartal, dinleyiciyi köklü bir kültürel mirasa dayanan ancak tamamen yenilikçi bir ses yolculuğuna çıkarıyor.

‘’Dededen toruna aktarılan bir mirasın modern yankısı’’

Ozan Kartal, bu çıkış parçasıyla ilgili duygularını şöyle ifade ediyor: “Bu şarkı sadece bir melodi değil. ‘Zeibeck In The Desert’, dededen toruna aktarılan bir mirasın modern yankısı. Geçmişin izlerini bugünün ritimleriyle buluşturduğum bu yolculukta, vurmalı enstrümanlar ve elektronik melodiler bir araya geliyor. Dinlerken belki kendi iç sesini, hatırlamak istediğin anları ya da sadece ruhunu hissettirecek bir ritim bulursun. Her nota bir adım, her ritim bir nefes… Kendini bırak ve bu melodinin seni götürdüğü yere yolculuk et.”

“Zeibeck In The Desert”, Ozan Kartal’ın teknik yeteneği ve yaratıcı vizyonunu bir araya getirerek, perküsyonun evrenselliğini elektronik seslerin enerjisiyle birleştiriyor.

Ozan Kartal’ın merakla beklenen teklisi “Zeibeck In The Desert” 3 Ekim tarihi itibarıyla Lavega Sound etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında!

Ozan Kartal Hakkında:

Ozan Kartal, bateri ve vurmalı enstrümanlarda uzmanlaşmış, sahne ve stüdyo deneyimiyle kendini kanıtlamış bir müzisyendir. Kariyeri boyunca Sibel Can, Ebru Gündeş, Hakan Altun, Hüsnü Şenlendirici ve Semicenk gibi Türkiye’nin önde gelen sanatçılarına eşlik etmiş; Adil Maksutovic, Toni Storaro, Dolapdere Big Gang, Roma ve The Force of Nature gibi projelerde yer alarak farklı müzik tarzlarıyla zengin bir deneyim kazanmıştır.

Yurt içi ve yurt dışında birçok festival ve uluslararası projede sahne alan Ozan, ritim ve melodiyi birleştirme konusundaki yeteneğiyle her projeye özgün bir dokunuş katmaktadır. Sadece bir performansçı değil, aynı zamanda kendi aranjelerini ve müzik projelerini üreten bir sanatçı olarak yaratıcı vizyonunu her adımda ön plana çıkarır.

Günümüzde Ozan Kartal, kendi müzikal projeleri üzerinde çalışarak hem sahnede hem de kayıt süreçlerinde özgün bir müzik dili oluşturmakta; ritmin gücünü, vurmalı enstrümanların evrenselliğini ve farklı kültürlerin müziklerini dinleyicilerle buluşturmayı sürdürmektedir. Her performansı, deneyimi ve aranjesi ile Ozan, müzik dünyasında hem teknik ustalığı hem de yaratıcı vizyonuyla fark yaratmaya devam etmektedir.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı